Adrian Wells, düşüncelere karşı olan iki tutumdan bahseder: Odaklanmış tutum ve üstbilissel (gözlemci) tutum. Odaklanmış tutumda bahsedilen, bireylerin çogunlukla düşüncelerini ve inançların "iç olaylar" olarak görmekten ziyade gerçek doğrularmış gibi ele almalarıdır. Dolayısıyla düşünceleri ile aralarında bir mesafe yoktur. Ustbilişsel (gözlemci) tutumda ise bireyler düşüncelerini gözlemleyerek onlara zihinsel olaylar olarak bakarak, düşüncelerini ve inançlarını deneyimlerinden ayırabilirler. Düşüncelerimize bir gözlemci olarak bakabilmek, düşüncelerin sadece birer düşünce olduğunu ve dış gerçekliğin birebir aynısı olmayabileceğini fark
ederek, onlarla aramıza mesafe koymamıza olanak verir.