Zürih Slav Seksiyonu'nun Programı
1) Slav Seksiyonu, Uluslararası İşçi Birliği'nin (Cenevre, Eylül 1866) onayladığı Temel hükümleri bütünüyle kabul ederken, devrimci sosyalizm ilkelerinin propagandasını yapmayı ve Slav ülkelerindeki halk güçlerini örgütlemeyi özel hedef olarak kendi önüne koyar.
2) Slav Seksiyonu, pan-Slavizme, yani Slav halkının Rus İmparatorluğu'nun ve pan-Almancılığın, yani şimdilerde kendilerini dev bir sahte halk devleti halinde örgütlemeye uğraşan Almanların burjuva uygarlığının destekleriyle kurtulması özlemleri ve tezahürlerine karşı aynı enerjiyle mücadele edecektir.
3) Bizce, kitlelerin gerçek ve topyekûn kuruluşu için bütün şartları yansıtmakta olan biricik program anarşist devrimci programdır. Bu programı benimseyerek, hangi biçim altında olursa olsun, devletin varlığının halkın özgürlüğüyle çeliştiğine ve devletin halkların uluslararası kardeşçe dayanışmasını engellediğine inanarak, devletlerin hepsini yıkmak istiyoruz. Bilhassa, Slav halkları için bu bir ölüm kalım meselesidir; yanı sıra Türkler, Macarlar veya Almanlar gibi başka ırklardan halklarla barışmasının da yegâne yöntemidir.
4) Devletle beraber adli hukuk adına dayanan her şey, yasama ve yürütme aracılığıyla yukarıdan aşağıya yaratılmış olan ve tek amacı egemen sınıfların çıkarına halkın emeğinin sömürüsünü kurumlaştırmak ve sistemleştirmek olan her yapı yok olmalıdır.
5) Devletin ve adli hukukun ortadan kaldırılması, zorunlu olarak beraberinde miras yoluyla geçen, insani adaleti engelleyen bireysel mülkiyetin ve buna dayalı yasal ailenin de ortadan kaldırılması sonucunu verecektir.
6) Devletin, mülkiyet haklarının ve yasal ailenin yok edilmesi halkın hayatının aşağıdan yukarıya, olayların zorlamasıyla herkes adına mümkün ve zaruri hale gelecek olan
Bir adam tanıdım, kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi, her şeyi feda etti ona, dostlarını, emeğini hatta dürüstlüğünü fakat bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı.
Bizim hedefimiz devlet değil, demokrasiyi kurmaktır. Orta sınıfa dayalı Avrupa tipi demokrasiden bahsetmiyorum. Ulus-devlet esas olarak orta sınıfa oynar. Sınıf temeline ortayı alır. Toplumu kendisinden ibaret sayar. Çok bencil bir sınıftır. Liberaller orta sınıfı demokrasinin temel şartlarından sayarlar. Ancak tersi doğrudur. Orta sınıflar demokrasinin değil, faşizmin malzemelerini derlediği depodur. Nasıl ki faşizm ve ulus-devlet ilişkisi yapısalsa, faşizmle orta sınıf ilişkisi de yapısaldır. Faşizmin kapitalist tekelin yapısal ilişkisi olması, orta sınıfa ilişkin bu yargıyı değiştirmez.
Ali F.
Demokratik konfederalizm, modernitenin ulus-devlet eliyle yürüttüğü monolitik, homojen, tek renkli faşist toplum modelinden kaynaklanan etnik, dinsel, kentsel, yerel, bölgesel ve
ulusal sorunlara karşı temel çözüm aracı olarak demokratik-ulus seçeneğini sunar. Demokratik ulusta her etnisite, dinsel anlayış, kent, yerel, bölgesel ve ulusal gerçeklik kendi öz kimliğiyle ve
demokratik federe yapısıyla yer alma hakkına sahiptir.
Ali F.