Mutlak bir iktidarsızlık eğilimini içeren intihar belki de iktidarla iktidarsızlık arasındaki sınırın öte yanına geçmenin bir yolu. Geriye kurumsalın, iktidarın kırılma çizgisi üzerinde yaşamak kalıyor,
kurumsuzluğun, iktidarsızlığın bakışını gözlerimizle takip etmek, iktidarsızlığın özgürlüğünü hak etmek için otoriteden uzaklaşmamızla ortaya çıkacak ürkütücü boşluğu yeni dayanışma biçimleriyle doldurmak, bir azınlık olarak acıyla birlikte yaşamayı öğrenmek.
Eskiden halklar "emperyalizme ve onun faşist yerli işbirlikçilerine" karşı demokrasi
mücadelesi verirdi. Yeni senaryoda ise halk, oylarıyla otoriter-milliyetçi bir yönetimi işbaşına getiriyor.
Bugün Batı ülkeleri bürokratik-militer-sinai-mali bir elit tarafından yönetilmektedir. Halkın siyasetle ilgilenmediği ve "sol aşırılıklara" itibar etmediği bu toplumlarda seçimle gelen yönetimlerin bahsedilen elitin kararlarna kendilerini adapte etmek dışında bir şansları ve niyetleri yoktur. İktidarın desantralizasyonu, tabana yayılması siyasal katılım konusunda isteksiz olan bu toplumlarda radikal bir eleştirel bilinç doğurmamaktadır. Yirminci yüzyıl başlarında sosyal alan kitlesel muhalefetle birlikte anılırken bugün bu alan iktidarın alanıdır. Ancak iktidarın ve sosyalliğin toplumun en küçük hücresine bile nüfuz etmesi bireysel alanın politikleşmesine yol açmakta ve "vicdan sahibi bir azınlığın" (ekolojistler, antimilitaristler, feministler, eşcinseller, vb.) toplumsal çoğunluğun duyarsızlığına rağmen kendisini muhalif bir söylem içerisinde ifade etmesine olanak tanımaktadır.
Eğlencenin, haberin, cinselliğin, kültürün, bilginin küresel planda dolaşıma sokulduğu internet sistemi artık muhalefet yapacak halleri kalmamış kitleleri siyasi özne haline getirmek açısından pek bir yarar sağlamasa da muhalif eleştirel azınlığın kendi içindeki iletişimi açısından önemli bir işleve sahiptir. Bu açıdan "karşı net'in geliştirilmesi özgürlükçü bir açılımı hızlandıracaktır.
Televizyon, kültürü aktaran değil yaratan bir araç olarak bundan böyle tüm göndermelerin kendisine yapıldığı bir
kaynak güç, bir otorite haline gelmiştir.