Onlarınki hep kuruntudan ve tahminden ibaret... Gelip geçici birtakım düşünceler... Bunun için de edepsizliğe başvurarak, insanı şaşırtmak yolunu tutuyorlar. Belki de, elinde hiçbir kanıt olmadığı için öfkeleniyor, can sıkıntısından böyle yapıyor.
Istırap ve acı geniş vicdanlarla derin yürekler için her zaman zorunludur. Bana öyle geliyor ki, gerçekten büyük insanlar şu dünyada büyük acılar çekmek zorundadır.
Ne diye tasalanıyorsunuz? Arayın hırsızı!”
“Ya bulursak?”
“O zaman da ona acınmaz.”
“Sözleriniz hiç değilse mantığa uygun... Ama ya vicdan?”
“Vicdandan size ne?”
“Hiç, bir insanlık duygusu ile sordum.”
“Vicdanı olan hatasını kabul ediyorsa, varsın acı çeksin!.. Bu, kürek cezasından başka ona ayrı bir cezadır.”
Dâhiler milyonda bir yetişir. İnsanlığı olgunlaştıran büyük deha sahiplerinin yetişmesi içinse, belki de binlerce milyon insanın yeryüzünden göçüp gitmesi gerekmektedir. Bir kelime ile, ben bütün bunların olup bittiği imbiğe bakmadım. Ama herhalde bunun belli bir yasası vardır ve olması gerekir. Bu işte rastlantının yeri olamaz!