Yola konmuş tarla kuşları uçuşuyor, yolun kıyısındaki taşlara rahatça uzanmış kertenkeleler güneşliyorlar. Renk renk ibibikler yola konuyor, yaklaşınca pır diye kalkıp uçuyorlar. Şahane bir resmin içerisinde dolaşıp duruyorsunuz kitap boyunca, kah Meryemceyle düşüyor, kah Uzun Ali ile koşuyor, Elif ile ağlıyorsunuz...Yokluğun (gerçekten yok), çaresizliğin, umudun romanı. Okuyup da sevmeyen olur mu acep.