Ona bakarken, çok tanıdık birini görüyormuşum, onu biliyormuşum duygusuydu bu. Bana benziyordu. Sanki kendimi onun yerine çok kolay koyabilir, sanki onu derinden anlayabilirdim.
Mantosuz sokağa çıkıp karda yürümek istiyorum, çok çok üşümenin nasıl bir duygu olduğunu öğreneyim değil mi? Hayatım boyunca hep sıkı sıkı giyinmişim, soğuk alma korkusuyla.
Duvardaki saate baktı, son derece saçma bir mekanizma olduğunu kavradı birden: Aynı eksen üzerinde dönüp dönen iki iğnemsi şey, kimsenin doğru dürüst açıklayamadığı bir biçimde zamanın ilerleyişini ölçüyor. Neden on iki sayı var, neden bütün ötekiler ölçüler gibi on değil?