Hep oradaydı o öfke; göğsünün tam ortasında. Sadece babasının açabildiği o yaradan kanayıp duruyordu, her defasında. Ona, her zaman yetersizliğini hatırlatacak bir yaraydı bu.
Çünkü gerçek hayatta, iyiler ödüllendirilmez ve kötüler de öylece cezalarını bulmaz. Gerçek hayatta, her şey acı da olsa, tatlı da olsa yaşanır ve unutulur.
Böylece insan soyları, toprağın, hayatın kaynağı olduğunu unuttu. Kibirlerinin yolundan gidip özlerinden uzaklaştılar. İnsanlarının kalpleri gibi, üzerine dökülen betonlarla taşa dönen dünyada ise yaşam, yavaş yavaş bitti.