insan kısmı korktuğundan kurtulmaya ve umduğuna erişmeye gayet istekli bulunur. eğitimin ışığıyla zihni ve gözü aydınlanmış olmazsa insanı korkutmak da kolaydır, hırslandırmak da!
bir medeni devletin düzeni polis tarafından asayiş ve güvenliği sağlanmayan yerlerde halk kendisini sürekli tehlike içinde bulup da yalnızca kendi pazısının, yalnız kendi silahının kuvvetiyle bunca tehlikeden korunma ve savunma hususunda aciz kalacağını görünce o ahaliyi birtakım batıl inanışlar, tedbirler ve hayali teşebbüslerle emniyetin sağlanmasının mümkün olabileceğine inandırmak gayet kolay olur.
kendisi gözlerini gök kubbedeki parlak yıldızlara dikmişse de onları görmek için bakmıyor. büyük bir zihinsel meşguliyetinin olduğu halinin görünüşünde hiçbir şeye dikkat etmemekte olmasıyla anlaşılır.
o nasıl bir itaatkarlık, yalakalık, yaltakçılık, onursuzluk ve rezilce kendini düşürmeydi öyle! bedenen ve ruhen bu denli eğilip bükülünce, tanrı katında yapılacak bir şey kalmıyordu.