sen olmadan önce sömürgen
biz vardık
kuşlar, çiçekler, insanlardık
vardı sen olmadan önce sömürgen
toprağa söylenen türküler
yıldızların ışıltısı
denizlerin soluğu
vardı acıların güzelliği
hüzün ve umut
aşk ve alınteri
sen öldükten sonra yine olacak
geçti ezilenlerin resmigeçidi
yirminci yüzyıl kapısından
çığlıklarla, ağıtlarla, marşlarla
seslerinde kavga ve kin
özlem ve sevda
bir öfke gibi hatırlarım
keskin dişlerini efendilerin
gülüşleri, kamçıları, darağaçlarını
ben hıncımı bin yıllarca taşıdım
bir umut çiçeği gibi taşıdım
kavgamdan bir gül çıkar
bilirim
kimi on yaşında bebe
kimi yaşlı «zanê xwe gisekeno»
liseli, üniversiteli, mektepsiz
işçi, öğretmen, mühendis
terzi, berber, işsiz
tiyatro oyuncusu
ve köylü idiler
yürüdüler tan yeri ağarsın diye
soğuk putların yerini güneşler alsın diye
yürüdüler
ak kâğıt üstünden hayata geçirmek için
özgürlüğü bir selvi gibi dikmek için
yürüdüler binlercesi bircesine
bir barış imecesine
Sayfa 51 - dudaklarında bağımsızlık türküsü, sokaklardan bir kan gibi geçtiler·Kitabı okudu