"Siz," dedi, "bu köylerde topraksız kalmanın ne demek olduğunu bilemezsiniz. Ölüleriniz nerede gömülü sizin?"
Bilmediğimi söyledim. Bir an sustu, ilgisi uyandı, şaşırdı, başını salladı.
"Anlıyorum," dedi alçak sesle. "Yaşam böyle."
Ne var ki, bir yere gitmemiş de olsa, alınyazısı onun da başına bir şeyler getirmişti; her şeyin anlaşılması, düzeltilmesi, dünyanın kötü kurulmuş olduğu, onu değiştirmenin herkesin yararına olacağı düşüncesine varmıştı.