Ağır bir güz düştü kirpiklerinden
Kelimeler sustu, zaman mühürlü
Gözlerinde yarım kalmış bir rüya,
Ve göğüsümü delen o sessiz gürültü.
Bir avuç gökyüzü kaldı yüzünden,
Mesafeler paramparça, mesafeler sağır.
Aşılmaz derken o uzun yollardan,
Bana bıraktığın bu sükut ne ağır.
Bir veda değildi, bir gidiş asla,
Koparılmış bir daldı belki o an,
O son bakışındaki mahzun kederde,
Saklıydı dudaklarından hiç dökülmeyen isyan.
Şimdi hangi mısra sarar bu yarayı?
Hangi şair anlar o suskunluğu?
Senin o son bakışın, göğsümde yangın,
Mürekkep diye döküyorum bu koca boşluğu.