Saudade

Saudade
@strangertotheworld
Bilirsin ki herkes gitmeleriyle meşhurdur, bak işte yeniden baş başayız. Ben yeniden yazıyorum; yorgunluklarımı yazıyorum, yarınsızlığı yazıyorum, kaybolan çılgın neşemizi, geç gelen farkındalığın acısını, pişmanlıklarımı yazıyorum; elimden başka da bir iş gelmez bunu en iyi sen biliyorsun. Orada kimse olmasa bile, orada olmasan bile kelimelerimle sana el uzatıyorum ve biliyorum, bazen bir şeyleri mahvetmenin en kestirme yolu tüm gücünle o şeye sarılmaktır...
Reklam
Defterimde boş bir sayfa var, Ne yazsam sığmayacak gibi Koca bir şehri sığdırdım da içime, Şu defterin tek bir sayfası dar geliyor şimdi. Bir çizgi çeksem, yarım kalmış bir resim gibi, Bir kelime düşsem, gerisi uçurum. Ben bu sessizliğin geometrisini bilirim; Ortanca bir hüzünle büyütüp kendimi, Tamir ettim kırılan ne varsa hayata dair, Ama bu beyaz sayfa... Bu başka bir eşik. Biliyorum, ne yazsam taşacak kenarlarından, Ne anlatsam o belirsiz kuyu yutacak sesimi. Eski bir şarkı çalıyor uzaklardan bir yerde, Ve ben yine sığamıyorum kendi hikayeme. Bırakalım boş kalsın bu gece...
“Bana güvenebilirsin” diyen o insan sana “bir daha kimseye güvenmemeyi” öğretiyor…
Ağır bir güz düştü kirpiklerinden Kelimeler sustu, zaman mühürlü Gözlerinde yarım kalmış bir rüya, Ve göğüsümü delen o sessiz gürültü. Bir avuç gökyüzü kaldı yüzünden, Mesafeler paramparça, mesafeler sağır. Aşılmaz derken o uzun yollardan, Bana bıraktığın bu sükut ne ağır. Bir veda değildi, bir gidiş asla, Koparılmış bir daldı belki o an, O son bakışındaki mahzun kederde, Saklıydı dudaklarından hiç dökülmeyen isyan. Şimdi hangi mısra sarar bu yarayı? Hangi şair anlar o suskunluğu? Senin o son bakışın, göğsümde yangın, Mürekkep diye döküyorum bu koca boşluğu.
Reklam