Monsenyör diye adlandırılan zat (ki kendisi çoğu zaman saygıdeğer bir beyefendiydi) ulusa gönderilmiş bir nimetti, tüm hareketleri şövalyevariydi, ihtişamlı ve parlak bir yaşamın en nadide örneğiydi, diğer pek çok açıdan da mükemmel örnek teşkil ederdi; fakat her nasılsa, işleri bu noktalara getirenler de yine bu monsenyör sınıfı olmuştu. Alenen monsenyörler sınıfı için kurulmuş bu düzenin bu kadar tez zamanda çöküp iflas etmesi çok tuhaftı. Bu ilahi planlarda muhakkak bir yanlışlık, bir tür tuzağı görememe durumu söz konusu olmalıydı! Fakat vaziyet buydu.
Sayfa 296 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu