Yüksek tavanlı taş evlerin içinde ince taş işçiliğiyle yapılmış taş evlerin içinde evleri yazın serin kışları sıcak tutan kalın duvarların ardında yaşayan savurlular hâlâ geleneklere bağlı Atlas dergi sayı 135 haziran 2004 Kırmızı bir perde taş duvar ve yer minderine çökmüş elindeki Kuraanı kerimi okuyordu ilyas amcanın hanımı gözlerinden iki damla yaş damladı o yüce kitabın üzerine tövbe eder gibi bir hali vardı gelin artık Allahtan korkun ona itaat edin tüm mükafatımızı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir diyordu şuara suresi bana döndü bak kızım dedi ne kadar yüksek tavanlı evlerde otursanda Vicdan rahat değilse yüksek tavanlı taş evler üzerine çöker bu evde gavur poyraza ben iki oğlumu verdim şimdi şu asma bahçesinin altında yatıyorlar ben ise beni yakan günahlarıma ağlıyorum Onlar iki kardeşti babalarından iki üzüm bağı miras olarak kalmıştı sabiha kadın üzüm bağını gösterdi bu tarla Yakup dayınındı ancak gâvur abisi elinden aldığı zaman hiç ses çıkarmadık zulme ortak olduk ve binlerce kişiyi üzüm bağlarından kopardık oysaki bağların ikiside hurmalarla donatılmıştı ancak gavur poyraz elindeki ile yetinmedi insan açtır kızım soykası bata her zaman hep bana der ve daha fazla ister İki bağın arasından bir ırmak akıtmıştı Yaradan hükümet iktidar gelip Yakup dayının malına bahçesine el koydu ve şiddetli yağmurlar o günden sonra başladı Yakup dayı yükü yükledi çocukları ile köyü terketti insan insana zulüm ve işkencedir
Duygu ve Düşünce
Hayatınızı yaşayın
Biliyorum bunu söylemesi kolay ama yine de söylenmesi gereken bir söz. Bazen bu sözün önemini unutabiliyoruz. Ben de unutmuş sayılırdım ta ki hatırlayana kadar. Saat şu an 04.30, ben ise tam olarak bilgisayarın karşısında oturup şehrin uyanışını karşılıyorum. Dün gece pek uyuyamadım. En sevdiğim dizi olan Sex and the City’ nin devam dizisi olan And Just Like That’ in ikinci ve üçüncü bölümünü izledim. Belki henüz izlemeyenler ya da yolu Sex and the City ile karşılaşmayanlar vardır. O yüzden spoiler vermek istemiyorum ama değinmeden edemeyeceğim. Dizideki o veda bana hayat hakkında düşündürdü. Yıllar çok çabuk geçiyor ve biz sahip olduğumuz anların değerinin ne kadar farkındayız? Açıkçası ben şu an 19 yaşındayım ve bir süredir kendi hayatını erteleyen birisiyim. İlerleyen yıllarda büyük ihtimalle özleyeceğim bir gençlik dönemi. Peki bu gençlik dönemini ne kadar özlenebilir yaşıyorum, işte orada karşımda büyük bir soru işareti duruyor. Bu soru işaretinin cevaplanma vaktinin geldiğini hissediyorum. Sahip olduğum anın kıymetini bilip anın içinde olabilmeyi diliyorum. Belki benimle aynı şeyleri hisseden birileri vardır. Onlara söylemek istediklerim şu aslında, onlara söylerken kendime de söylemiş sayılırım. Size umursamaz ya da çevrenize karşı umursamaz olun demiyorum ama unutmayın sahip olduğumuz tek bir hayat var. O da kendi hayatımız. O yüzden hayallerinizin peşinden gidin, bu hayatta deneyimlemek istediğiniz şeylerin ardına düşün. Kendi hayatınızı bir konuk oyuncu gibi izlemektense başrol olmayı seçin. Umarım keyif almışsınızdır. Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler.
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Senden gidişim şu âlemde tek yön levhası gibi işte, başka çarem yoktur yoksa olmazdı böyle. Gitmezdi bu beden yürümezdi ayaklar, susmazdı dilim. Bitmezdi sana olan satırlar...
Dünyanın en büyük çiftliği Tigem Kurak hayatlar Ceylanpınarın etrafı çöl gibi bahar günlerinde bile yeşillikten uzak göz alabildiğine uzanan bu topraklar üzerinde insanlar hayvancılık yaparak yaşamaya çalışıyor koyunlar cımbızla ot arıyor Atlas sayı 98 mayıs 2001 Hz peygamber bir eve geldiğinde herkes onun yanına toplanırdı efendimiz sordu Malik b duhşun nerede sahabeler cevap verdi o münafıktır peygamberimizi sevmez fakat efendimiz SAV sahabeleri şu sözle uyardı o kimseye, “Böyle deme! Görmüyor musun ki o,‘lâ ilâhe illâllâh’ diyor ve bununla Allah’ın rızasını istiyor.” buyurdu evet Lâ ilâhe illâllah diyen Allah yolundadır ve buna uygun amel işlemek gerekir Allah yolunda olmanın yolu onun yolunda çalışıp yolunda yorulmaktır bu gün binlerce kurak toprak nasıl ki emek ile yeşeriyor etrafı kurak toprak su ile buluşuyorsa Allah yolunda çalışıp yorulan insanda kurak kalmayacak su ile buluşacaktır ceylanpınar mayın hattında sıfır bölgesi olarak kabul edilen bu ilçede insanların emekleri ve özverisi ile o kurak toprakları değerlendiriyor otsuz alanda binlerce ağaç büyüyüp boy veriyor hayvancılık ve tarım ile rızkını arayan ilçe aynı zamanda dünyanın en büyük çiftliği kabul edilen Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ev sahipliği yapıyor Peygamberimiz buyurdu o,‘lâ ilâhe illâllâh’ diyor ve bununla Allah’ın rızasını istiyor Allahtan rıza istemenin ilk şartı çalışmak ve Allah yolunda yorulmaktır Tigemde devletimizi çalışıp kalkındırmak niyeti ile 1934 yılında çalışmalarına başlamıştır
Duygu ve Düşünce
yanlış yaşıyorsun. korka korka seviyorsun birini. öyle seveceksen hiç sevme. sonu korktuğun gibi olacak çünkü. ben artık korkmadan yaşıyorum hayatı. yarını hesaba katmadan seviyorum birini. sadece o anın güzelliğinde kalarak seviyorum, sen de, "yarın yanımda kalır umarım." diye endişeyle değil, sadece şu an yanında oluşunun güzelliğinin tadına vararak sev. elini tutarken, "bir gün bırakmazsın değil mi?" diye sorma mesela. "herkes gidiyor, sen de gitmezsin umarım." deme! getirme aklına böyle şeyleri. bir bakarsın, gitmesinden korktuğun ilk gidenlerden olmuş. sevgisinin biteceğinden korktuğun, senden ilk nefret edenlerden... yapma! çünkü hayatını sen şekillendiriyorsun. ve korktuklarını değil, güzel şeyleri yaşamayı hak ediyorsun.
Belki sana yazamıyorum ama..
seni çok sevdim öyle laf olsun diye değil gerçekten sevdim ve ve bu sevgiyle birlikte çok çabaladim kalman için çabaladım analaman için çabaladım susmak zoruma gittiği halde susmayı bile denedim bazen kendi hislerimi ikinci plana attım yeterki sen uzaklaşma diye yorulduğum halde vazgeçemedim kırıldığım halde yine sana döndüm ben elimden geleni yaptım mesaj atım bekledim umut etim bir kelimeye bir ilgiye küçücuk bir çabaya bile tutundum senin için içimde büyüdüğüm şeyler vardı hayallerimiz vardı belki sen fark etmedin ama ben seni hayatım da gerçekten bir yere koydum geçici değildin benim için en çok acıtan şey de bu zatennn bu kadar cabalamisken ben hiç uğraşmamisim gibi değer vermemişim gibi davranman ama şunu bil ben hâla varım bırakmadım seni ayrı olsak bile senin adını ezdirmem seni her ne olursa olsun her ortamada adın geçerse sovunurum ilk başlarda o kadar güzeldiki rüya gibiydi her rüyanın bir kabusu da oluyor ya şu anki halin kabus gibi ilk baştaki halinden eser yok öyle işte