Bu vesileyle Tolstoy'un şu güzel sözlerini anmak gerek: 'Toplumdaki şiddetli bozuklukların temel sebeplerinden biri, herkesin kendi hayatını düzenlemeye çalışması ama kimsenin daha iyi bir yaşam düzeni inşa etmeye gayret göstermemesidir.
Fakat vatan için ölmek değil, vatan için yaşamak çok daha kahramancadır. Ülkenin kalkınması, halkınızın refahı için çalışmak gerekir.
'Toprağı nasıl işliyorsunuz, nasıl ekip biçiyorsunuz?'
'Sütçülük ve ormancılık nasıl yapılır?'
'El sanatları nasıl korunur?'
'Erkekler eşlerine nasıl davranıyor?'
'Ebeveynler çocuklarını nasıl yetiştiriyor?'
Çocuklar bunu çabucak fark eder. Başta şaşırırlar. Yasa olarak gördükleri ebeveyn davranışlarını, "kötü, kirli, çirkin" olarak tanımladıkları her şeyi kendilerinin yapmasına akıl erdiremezler.
Sonunda da ebeveynlerin bir şey söyleyip tersini yaptıkları sonucuna varırlar. Çocuklar da ebeveynlerine saygı duymayı bırakır. Ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiği konusunda sözlerine aldırmazlar. İyi ve kötüye dair söylediklerine ilgi duymaz, dinlemezler