Yeis

Yeis
@subafflerry
Şiirin yazgısı düşsel intihar
5 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Ölüm
Ölüm çok güzel olmalı, yumuşak, kahverengi toprakta yatmak, birinin başının üzerinde çimlerin dalgalanması, ve sessizliği dinlemek. Dünün olmaması, ve yarının olmaması. Zamanı unutmak, hayatı affettmek, barışta olmak...
Şiir
Reklam
ÖLÜMLÜ ÖLÜMSÜZ
Ve şimdi seni yadsımak zorunda mı kalacağız urların tanrısı, canlı çiçeklerin tanrısı bir hayırla mı yanıtlayacağız o karanlık kayayı ki benim özbenliğimdir, ölüme razı mı olacağız? Ve her mezartaşına kazıyacak mıyız tek kesin gerçeğimizi: thanatos athanatos! Apaçık sorulara yenilmiş şu adamın düşlerini, gözyaşlarını, öfkelerini yorumlayacak bir addan yoksun. Diyaloglarımız da değişmiş şimdi bak saçmalıklar da mümkün olmada. Orada sislerin dumanların ötesinde, ağaçların içinde yaprakların gücü uyanmada doğrudur ırmağın kıyılarına basınç yaptığı. Hayat düş değil. Doğrudur insan ve onun kıskanç yakınışı sessizlikten. Susku tanrısı, açık yalnızlık.
Şiir
AŞKA VE TERKE DAİR
Bazen öyle bir ilişkiye tutulursunuz ki, ne sevebilir, ne terk edebilirsiniz. Kör kütük bağlanmışsınızdır aslında... En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişlerinizin sebebi, yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur. Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkahanızdır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; Ölmek var, dönmek yoktur. Lakin gün gelir anlarsınız içten içe bir şeyin kanadığını... Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya... Şurasından burasından eleştirmeye koyulursunuz: Şöyle görünse, öyle demese, değişse biraz ya da eskisi gibi olsa... Başkalarını örnek göstermeye, Bak onlar nasıl yaşıyor demeye başlarsınız. Hem birlikte yaşayıp, hem özgür olmanın yollarını ararsınız. Aşkınızın gözü kör değildir artık, yanlışını görür düzeltmek istersiniz. Eskiden böyle miydi ya... diye başlayan sohbetlerde açılır eleştirilerin kapısı; açıldıkça bastırılmış itirazlar yükselir bilinçaltından. Böyle süremeyeceğini bilirsiniz. Değişsin istersiniz. O, sevgisizliğinize yorar bunu. İhanete sayar. Tutkulu ilişkilerde ihanetin bedeli ölümdür. Ya sev böyle ya da terk et diye gürler... Bir zamanlar bir gülücüğüyle alacakaranlığı ışıtan o rüya,bir kabusa dönüşür birden... Kapatır gönlünün kapılarını, yasaklar kendini size... Hoyrattır, bakmaz yüzünüze... Zehir akar dilinden, konuşturmaz, suçlar, yargılar, mahkum eder.
Şiir
Hazır mısın?
Tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak. Evinin, seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin Sokağa fırlayacaksın Sokaklar da dar gelecek Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan Önemli olan sağlık. Yasamak güzel. Boş ver, her şey unutulur. Sen hiçbirini duymayacaksın Gözyaşlarından etrafı göremez hale geleceksin Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin Hep ondan bahsetmek isteyeceksin Ölüme çare bulundu ya da Yarın kıyamet kopacakmış deseler başını kaldırıp Ne dedin? diye sormayacaksın Yalnız kalmak isteyeceksin Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak İkisi de yetmeyecek Geçmişi düşüneceksin Neredeyse dakika dakika Ama kötüleri atlayarak Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin Gittiğin yerlere gitmek
Şiir
GÜLÜMSEYİŞ İLE KARŞILAŞMA
Uzun bir yolculuk yaptım Gökyüzünün bir ucundan Diğer ucuna. Koyu kahve bir gece, Savaş ve barışı Ayıran duvarı geçtim. Gözyaşlarıyla dolu kuyuya Bir göz atmaktan ve orada Ölümle dolu gözler görmekten çekindim. Ancak şafak bir bomba gibi Patladığında Acılı bir kadın bana gülümsedi. Ve ben, yabancı, Bu gülümseyişin derinliğinde acıyı, şefkati ve gücü keşfettim. Vietnam çarmıha gerilmiş. Böylesi bir gülümseyiş için Yaşamın bir ucundan Diğer ucuna geçtim... |Blaga Dimitrova|
Şiir