"... eskiyen bedenlerde genç kalan ruhlar, aynayla işleri olmadıkları kesin. Oysaki yüz çizgilerinde saklı hayatından geçip gidenler, kalanlar ise ya yüzde tebessüm ya da parlayan gözü dolduran gözyaşı. Yüreğindekileri gizledin peki yüzündekiler? Anlarsın önce yüzünden sonra yüreğinden.
Güneş batarken Eylül esintisi okşayarak geçer dallardan, sende hissedersin içine dolar.
-"Çay?"
-"Teşekkür ederim"
-"Sağındaki üç şekerli"
-"Unutmamışsın"
-"Sende unutmamışsın"
Alper sessizliği Eylül ise acılarını yutkunur.
Korkuları acıya dönüştürerek hafifletmek, yüzleşmenin şiddetini azaltabilseydi."
"Eylül'de Alper"den