Hayattan ne isteyebilirdi? Doğmuş, büyümüş, okumuş, devlet hizmetine girip memleketi dolaşmış, ihtiyarlaşmış, evlenip kavga ve dırıltı içinde bir hayat geçirmiş ve nihayet bu hale gelmişti. Herkes başka türlü mü yaşıyordu sanki?
Mesela en sevdiği arkadaşları bile onun bazen şaka olsun diye aldatırlar, hiç lüzumu yokken yalan söylerlerdi. Yusuf evvela içerleyecek oldu; fakat bunun herkes tarafından yapıldığını ve çok tabi bir şey olduğunu görünce kızmaktan vazgeçti, fakat hayreti hala geçmemişti: Niçin durup dururken yalan söylemek ihtiyacını duyuyorlardı?
Kuru ve sabit gözlerin arkasını nasıl bir ateşin yandığını; yavaşça kalkıp inen göğsün içinden nelerin kaynadığını bilemediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...