nej

nej
@subrosa
yazılar bana ait.
Mattia Ahmet Minguzzi ♡
Canım Mattia’yı tanımadan önce, 2024’te başlayıp 2025 Ocak’ta — vefatından hemen önce — yazmayı bitirdiğim Matias’ın hikâyesi... Adını ilk duyduğumdaki şaşkınlığımı ve üzüntümü size anlatamam. Matia adı kendimi bildim bileli dilime dolanır dururdu. Ne zaman yazıya dökmek istediysem bir şeyler hep engel oldu ama iki sene önce onu yazmaya kesin bir karar vermiştim. Matias; “Tanrı’nın armağanı” demekti. Mattia da öyle. Hikâyemdeki Matias’ın ölümünden sonra, Mattia’nın gerçek ölümü beni öyle bir yıkmıştı ki uzun süre etkisinden çıkamadım. Aylarca rüyalarıma girdi; sarılıp birlikte ağladık. Belki yalnızca bir tesadüftü, belki de daha fazlasıydı bunu bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, Matias’ı zihnimde tasarladığım hâlinin Mattia’ya da çok benzediğiydi. Bana bıraktığı armağan ise kalbimin asıl yerini yeniden hatırlatmasıydı. Jüpiter’in meleği. Yattığın yerde artık dokunulmazsın. Bir yıldız gibi çok uzaklara gittin, huzura vardın ♡ open.spotify.com/track/2FEWcWHnD...
Reklam
-Aranızda tam olarak ne geçti? -Onunla istediğim aşka sahibim, arada görüşüyoruz. Duygular asla bitmiyor ama.. -Ama ne? -Bilmiyorum, bir şeyler yanlış. O bana sarılıyor, öpüşüyoruz, daha fazlası da var. Onunla mutluyum abla. Bana dokunduğunda kuşların kanatları tüm göğüs kafesime çarpıyor sanki. Onunla bir yaşam sürmek çok isterdim. -İmkansız mı? Neden böyle düşünüyorsun? -Bir vakit sonra devamını istemeyecek, benimle olacak devamı yani. Beni yanına yakıştırmayacak belki, bilmiyorum. Onu seviyorum, şefkat duygum benliğimden kaçmak ve onun kucağında sabahlamak için can atıyor, o ise bundan habersiz sadece içiyor. Sence aklında mıyım? Beni neden arıyor? -Lola tanrı korusun, bu anlattığın kaç yaşında? -Yirmi üç. -Kardeşim sen, sen aklını kaybetmiş bir haldesin. Lola hiç mi düşünmüyorsun? Kırk iki yaşında koskoca dul bir kadın olarak kendine bir oyun kurup bir de utanmadan oynuyor musun? Çocuğun yok diye mi yoksa Palome sana koca olamadı diye mi? Tanrım ben de yaşıt birini bekliyordum..
-Bu kim Lola? Açmayacak mısın? -O binanın kapıcısı. İşini severek yapıyor ve biz, anlarsın ya işte. Kimse bilmiyor, sen de sakla lütfen. En başta çöpleri almaya geliyordu sonra daha sık geldi ve bazen de öylesine; konuşmaya, dinlemeye, anlatmaya, izlemeye.. Öylece durmak için bile geldiği oluyordu biliyor musun? Bundan çok hoşlandığını söylemişti. Bilmiyorum aramız var mı, varsa hangi boyutta? O ne düşünüyor, neden öylece durmaya geliyor? Neden peşimde? Benden ne istiyor? Oysa ona aramızdaki farkı defalarca kez söyledim. Olmayacağını anlattım fakat farklı düşünmeli miyim Lina, sence? open.spotify.com/track/4X7vVYeff...
Mektup.
Tekrar birleştirmeye çalıştım ama neredeyse sayfanın yarısı yoktu ve elimin terinden yazılar silinmişti. Birçoğu da yaşlardan, bilirsiniz işte. Bir erkek hayatında nerede ve ne zaman ağlayabilir ki? Bu halde bile ağladığıma hem sevinmiş, hem de üzülmüştüm. Gerçi, başka bir durum da olsa aşağı yukarı yine böyle hissederdim. Değil mi Lola?
Bu baharda rüzgar esmer arkadaş Bu baharda rüzgar esmez arkadaş Bu baharda rüzgar esip getirseydi Bu bahar da kalbime dokunmazdı open.spotify.com/track/1So6mOdtP...