Yürümeye devam ettiler hangi yönde gittiklerini bilmeden. Düşünülecek, hissedilecek, söylenecek öyle çok şey vardı ki başka hiçbir şeye dikkat edemediler.
Onun sevgisini kıskanıyordu, sevgisini hissetmeyi artık umut edemese de. Ondan haber almak istiyordu, ona ulaşmanın hiçbir imkanı olmadığı halde. Onunla mutlu olabileceğine inanıyordu, artık bir araya gelmeleri imkansız göründüğü halde.