Beyaz Diş’in ise yapacağı tek şey vardı; kendi içinde bir devrim!.. Geçmişinin üzerine simsiyah bir çizgi çekecek suçu da hayatın dengesizliğine atacaktı.
İnsanoğluna güvenilmemesi gerekiyordu, çünkü uyanık varlıklardı. Ve maskeleri arkasında gizledikleri kötülüklerini her an gün ışığına çıkarabilirlerdi.
Eğer yavru kurt tıpkı bir insan gibi düşünme becerisine sahip olsaydı, bu dünyanın ve üzerindeki yaşamın sonsuz bir kovalamacadan, acımasız bir savaştan, başı sonu belli olmayan, bitmek tükenmek bilmeyen bir kaostan ibaret olduğunu anlayabilirdi.
Bu öyle tuhaf bir sessizlikti ki onları hayata bağlayan, onlara geçici mutluluklar veren ne varsa her şeyi lime lime edip onlara bu sonsuz evrende sahip oldukları kıt akılla işe yaramaz birer ışık hüzmesinden başka bir şey olmadıklarını hatırlatıyordu.