Bende eksik olan neydi? İyi bir hayatım yok muydu? Hayatımın giderek daralan bir huniye dönüştüğünü kime anlatabilirim? Benim acılarımı, uykusuz gecelerimi, intihar düşüncelerimi kim anlayabilir? Sonuçta bir insanın isteyebileceği bir hayata sahip değil miydim: para, arkadaşlar, aile, güzel, alımlı nir eş, ün, saygınlık? Beni kim rahatlatabilir? “İnsan hayattan başka ne ister ki?” sorusunu sormadan kim dinleyebilir?
Herkes kendi ölümünün sahibidir. Ayrıca herkes bunu kendi bildiği gibi yaşamalıdır. İnsanın hayatını onun elinden alma hakkımız olsa bile ölümünü elinden alma hakkımız asla yoktur. Bu onu rahatlatma falan değil, düpedüz zalimliktir!