hep bir şeyler eksikmiş gibi. aslında zaten hep bir şeyler eksik dimi? ne olduğunu bulamıyorum. artık aramıyorum, artık ağlayamıyorum da. birini sevebilmeyi özledim, kalbimin hızlı hızlı çarptığı günleri. şefkat göstermeyi, birinin gözlerine uzun uzun bakabilmeyi özledim. insanlara içimi dökebilmeyi, insanlara güvenebilmeyi özledim.
artık her şey hep aynı ve bu hep böyle gidecekmiş hissi.
vazgeçemeyeceğim kimsenin olmayışı her geçen gün suratıma bir tokat gibi çarpıyor. böyle olsun istemedim hiç ama böyle oldu. aldığım nefesin bir anlamı olsun isterdim. bazı şeyler hiçbir zaman istediğim gibi olmadı.
herkesten uzaklaştım. kendimden uzaklaştım. her şey güzel olsun diye beklemek omuzlarıma yük oldu, boğazıma dolandı. soluğumu kesti.
artık her şey geçip gidiyor, bana beklemek kalıyor.
öptüm.
çok.