hey gidi Sadık amca
asansöre binmezdi
korkardı
on katlı binanın altıncı katına yürüyerek çıkardı
zaten göz tansiyonu, kalp, şeker
ne ararsan onda vardı
çocukları çok sever, hikayeler anlatırdı
onlara gelecek derdi
her bayram binanın önünde el öptürür, şeker verirdi
bir gün yorgun kalbi dayanamadı
dördüncü katta
yetmiş sene sonra onu yalnız bıraktı
hey gidi Sadık amca
sen binmezdin ama
cesedin asansörle taşındı
bir sen sustun nedense
bir sen konuşmadın
dağlar konuştu
rüzgar konuştu
her yağmur damlasında
gül konuştu
o yemyeşil güzelliğiyle
toprak konuştu
bir sen sustun nedense
bir sen konuşmadın