Olay örgüsü anlamayanlar için Spoiler İçerir
10/10
·304 syf.··
2026 10. kitabı
Spoiler içerir Kitabı çoğu kişi anlamaz ya da anlamadığını da anlamaz bunun sebebi yazarın okuyucuyu dolaylı olarak manipule etmesi. 2 olay var yazar sanki 2 olay aynı zaman diliminde olmuş gibi anlatıyor. 1.Olay Nesilden nesile geçen istismar ve sadizm üzerine kurulu bir kötülük var. 1940'larda çocuk manipule edilir kötü biri olur sonra buyur sonra 3 gun boyunca bir çocuğu kaçırır istismar eder o çocukta buyur 13 yaşında kızı kaçırır 15 yıl tutsak eder istismar eder, kız kaçar ve otobanda bulunur. Bulundugunda katotonik olur. Doktoru Bayan Green. 2.Olay ilk sonrasının hemen ardında başlar 13.yasinda kaçırılan kız 15 yıl sonra bulunur bulunduğu günler de Mila kaçırılır. Gizli bir yerde hafıza ve bilinç bozucu İlaç verilerek onun sanki 13 yaşında olan kızmış gibi düşünmesi sağlanır. Mila kendine geldiğinde hafızası doğru şeyleri hatırladığında tekrar ilaç verilir Tam 1 yıl boyunca buna maruz kalır. Sonunda hafızası tekrar yerine geldiğinde tekrar ilaç verilecekken tutsakliktan kaçar. Doktoru Bay Green. Yazar iki farklı zaman diliminde olan olayları aynı zamanda yaşanmış gibi yapıyor son 30 sayfada bu anlaşılıyor. Yazarın bu tuzağını anlamanın en net yolu, biz okur olarak Gekonun Lidoyu ziyareti esnasında Mila'nın günlerdir ortada görünmediğini fark etmek. Anlamayan olursa yorum atsın tartışalım. Suflör doğrudan dahil olmuyor gibi oluyorsa biri aydınlatırsa sevinirim. Açıkçası yazarın bu davranışını sığ buldum, fakat buna cesaret etmesi, kitabın başım yılında deep webin popüler olmasını eklemesi hele korku unsurunu kilisede ki hademenin videosunu bularak vermesi şahane olmuş, tam olarak korkunç bir tasfirdi. Yazar çok güçlü ya da kitaplar bir ekip tarafından yazılıyor gibi duruyor . Ya da yazar aşırı ozguvenli. Tipik polisiyeler gibi değil bu seri, psikoloji
Labirentteki AdamDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 202539 okunma
Suflörün Taktikleri
10/10
·464 syf.··
2026 9. kitabı
Ağır spoiler Okuma İlk kitapta suflör ne yapabilir insanların içinde ki kötülüğü ortaya çıkarıp ölüm makinelerine çevirir bunu görüyoruz daha karanlık ve tempo yüksek bir eser, bu kitapta işe suflör insanları değil iyi amaçla kurulmuş bir sistemi nasıl kotucul hale getiriyor bunu görüyoruz. insanları yok edip yeni hayata başlatan bir sistemi nasıl kotucul bir hale getiriyor, bunu nasıl başarıyor görülüyor daha çok felsefi ve psikolojik bir eser. Kayıp olanlar kendi istekleri ile yeni hayata ulaşıyor suflör işe bu sistemi görüp kayıp olmayı yeni hayatı secenleri bulup ölüm makineleri haline getiriyor. Yorumlarda bazıları Gerekli kötülük ve kötülük hipotezini karıştırmış ya da kendince yorumlamış. Gerekli kötülük: iyi amaç için düşük kötülük getirmedir. Ameliyat oluruz etimiz kesilir bu kötüdür Ama hastalık yok olur bu çok iyidir. Sonuç olarak bu kötülük yapılmalı ki daha büyük iyilik elde edilmeli. İnsanları ortadan yok edip yeni bir başlangıç yapmalarını sağlayan sistem, insanlar yok oluyor yeni bir hayata fanteziye kavuşuyorlar bu onlar için iyi ama çevreleri içi kötü insanlar üzülüyor haber alamıyor. Kötülük Hipotezi: Kötülük insanın tabiatında vardır uygun ortam bulduğu her yerde ortaya çıkar. Onu ötekileştirmek kendini kandırmaktır. İnsanların ortadan kaybolduğu yeni hır başlangıç yaptığı harika sistemi Albert keşfedip kaybolanları Gerçek hayata döndürüp Cinayet makinesi haline getiriyor. Harika bir sistemi bozuyor. Aç kalırsam ölürüm, uçağım alp dağlarına düştü yiyecek yok herkes hayatta, yiyecek olarak zayıflar seçilir öldürülür. Ugun ortamda kötülük hipotezi ortaya çıkar. Normal şartlar da psikolojik rahatsızlığı olmayan birisi yamyamlık yapmaz. Kafası karışan anlamayan olursa yardımcı olabilirim.
Kötülük HipoteziDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2021116 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Bir 23 Şubat günü akşam 19:47’de polislere bir ihbar geldi.Anderson ailesinin çiftlik evlerinin önünde durup onları gözetleyen bir adam vardı.Ancak hava o kadar yağmurlu ve fırtınalıydı ki adamın kim olduğunu göremiyorlardı.Polisler yoğunluktan ve sellerin yolları kapatmasından dolayı ihbarlara çabuk yetişemiyorlardı ki Anderson ailesi için de çok geç kalınmıştı.İhbarlarından 9 saat sonra vardı ekipler evlerine ve evde yaşanan vahşet oldukça kanlıydı ancak cesetlerden bir iz yoktu, iki yetişkin-iki çocuğun cesetleri ortadan kaybolmuştu.Çok geçmeden katil ise arabası sayesinde bulunmuş ve tutuklamıştı.Katilin her yerinde, ayak altları ve avuç içleri de dahil rakamlarla dolu dövmeler mevcuttu ve hiç konuşmuyordu, dövmeleri kendisinin yaptığı tespit edilmişti.Kim olduğunu, adını vb. bulamıyorlardı çünkü sistemde kayıtlı hiçbir bulgu yoktu. Diğer yandan Mila Vasquez artık karanlıkla savaşmayı ve polisliği bırakmış, kızı Alice ile birbirlerine alışabilecekleri yepyeni bir ev ve yer ile bir hayata başlamıştı.Ancak çok geçmeden yargıç kapısını çalıyor ve ona Anderson ailesi ve dövmeli adamdan bahsetti.Mila reddetmeye kararlı ancak bir detay vardı; adamın sol kolunda küçük bir şekilde rakamların arasına sıkıştırılmış bir isim; Mila.Bu demek oluyordu ki, adamın kim olduğunu yalnızca Mila ortaya çıkarabilir. Ki çok geçmeden Enigma yani Suflör işin başına geçti, planlarını kurdu ve yine Mila ile kızı Alice’i karanlığın içine çekti.İki, diğer adıyla Başka Yer adlı paralel ve kötülük barındıran bir dünyanın olduğu sanal bir oyun, ona bu oyunda ve kızını bulmasında yol gösteren Pascal, daima yanında olan ve yardım eden Simon Berish, Melek Gözyaşı.. Bu oyun aynı zamanda cinayetler, kurbanlar ve katiller konusunda da yol gösterici ancak bunun sonuçları oldukça acı verici. Vee
Suflörün OyunuDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 202536 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2020 34. kitabı
Bir gün ıssız bir ormanda yalnızca sol kolların gömülü olduğu mezarlar ortaya çıktı ancak altı adet kol, kayıp olansa beş kız çocuğu vardı.. İşte burada devreye Mila Vasquez girdi çünkü o bu işlerin kadınıydı, görevinde oldukça başarılı ve tuttuğunu koparan.Kriminolog Goran Gavila, Sarah Rosa, Boris ve Stern ile bir ekip olup, birlikte altıncı kolun sahibini ve tabi ki katili aramak için kolları sıvadılar. Sonrasındaki katil bu sefer kolların geri kalanını, yani bedenleri bir bir ortaya çıkarmaya başladı ancak yine bir sürü sır perdesinin arkasında başka hayatlara, başka gizemlere de kapı açtı bu durum.Hatta o kapı, Mila’nın çocukluğuna açılıyordu.. İnsanların beyinlerine, bilinçaltlarına sızan ve kötülük fısıldayan bir ses.Gizemli tutuklu RK-357/9.Kurbanlar, katiller, ipuçları… Yazarın hayran olduğum ilk kitabı.Yıllar önce okumuş ancak devamı çıkmayınca devamını getirmemiştim, yıllar sonra ise diğer kitaplar da çevrilince hemen tekrar alıp okudum ve Mila ile Goran’ı (Ah be Goran…) ve diğer tüm ekibi aşırı özlediğimi fark ettim.Frankie ise unutamadığım bir başka detaydı kitaptaki.Hemen ikinci kitaba geçicem :’)
SuflörDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 2014494 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Bir 23 Aralık günü, 16 yaşındaki Anna Lou Kastner adlı genç kız ortadan kayboldu. Avechot adlı küçük bir kasabada yaşayan ve oldukça dindar bir aile ve hatta komşulara sahip olan bu genç kızın ortadan kaybolmasına kimin sebep olabileceği gizemini korumakta çünkü kızın tek hayatı ev ve kilise arasında geçiyordu. Çok geçmeden Mattia adlı bir çocuğun Anna Lou’nun peşinden hiç ayrılmadığı, psikolojik olarak rahatsız olduğu ve elindeki video kamerayla sürekli Anna Lou’yu video ve fotoğraflarını çekerek kayıt altına aldığı ortaya çıktı.Çocuğun bu takıntısı ise bir öğretmene kadar sıçradı ve sonrasında olayların ucu iyice koptu.Özel ajanın da medyayı oyuncak gibi kullanması da işleri hiç kolaylaştırmıyordu. Bir 23 Şubat günü, kaybolma olayından 62 gün sonra, bu olayla ilgilenen özel ajan Vogel kasabayı hala terk etmemiş, üstelik sisli bir gece de kazaya karışmış ve şans eseri yaralanmamıştı ancak üzerindeki kan lekeleri soru işaretleri yarattı.Sonrasında özel ajan Vogel bir bir içini dökmeye başladı, hikayenin en başındaan en sonuna kadar. Enteresan bir işleniş şekli ve enteresan karakterler, özellikle ajan Vogel.Adama çok sinir oldum, tüm kitap boyunca sövdüm ama kitabın sonunda da bir aferin demedim değil.Diğer kitaplarına nazaran daha durağan bir işleniş vardı ama sonuyla tatmin etti, ha en son kısma gerek var mıydı bilemem ama tek kitap olduğu için kabul edilebilir bir detaydı.Ne yazsa okur ve severim, ki bu kitap da hayal kırıklığına çok uğratmadı.Şimdi sıra Suflör serisine başlayarak hafızamı tazelemekte..
Sisteki KızDonato Carrisi · Pegasus Yayınları · 202533 okunma
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2020 35. kitabı
Üniversite öğrencisi Lara aniden ortadan kayboldu.Marcus ve Clemente ise kızı bulmak için kendi planlarını çoktan yapmışlardı.Marcus ise bir yanda. yaşadığı travmatik bir kaza sonrası hafızasını kaybetmiş ve anılarını yeniden kazanmak için çabalamaktaydı, yoldaşı Clemente ona hem Lara konusunda hem de anılarını geri kazanması konusunda daima yol gösteriyordu. Olay yeri fotoğrafçısı olarak görev yapan Sandra Vega, kocası David’in ani ölümünden sonra yas sürecindeydi, sonrasında keşfedeceği üzere kocası, ölmeden önce uğraştığı gizemli iş ile ilgili ona bazı ipuçları bırakmıştı. Sandra için ipuçlarının peşine düşmek ve kocasının ölümünün ardındaki gizemi çözmekten başka yol görünmüyordu.Bu ipuçlarının ise kendisini Marcus ile karşılaştıracağını ve ikisinin de ortak bir araştırmanın peşinde koşacaklarını tahmin edemezlerdi. Penitenziere’ler, transformistler, gizemler, cinayetler, yalanlar, buruk sevinçler, büyük sırlar, daha neler neler.Kitabı yıllar önce okumuştum ancak yayınevi bir türlü seriyi basmadığı için unuttum, sonrasında tüm seri çevrilince tekrar en baştan okumaya başladım ve Donato Carrisi’yi ne kadar özlediğimi ve kalemine ne kadar aşık olduğumu bir kere daha hatırladım.Suflör romanıyla beni hayran bırakmıştı, zaten bu seriden sonra direkt ona başlayacağım. “Sevdiklerini başka birinin kötülüğüne kurban etmiş kaç kişinin böyle bir ayrıcalığın tadını çıkarma şansı vardır?” Kitabın özeti gibi aslında bu alıntı çünkü kitapta sevdiklerini bir katile kurban vermiş ve yıllar sonra o katillerle hesaplaşma gününün gelmesiyle onlarla sonunda yüzleşip intikamlarını mı alacaklarını yoksa adalete mi teslim edeceklerine karar vermeye çalışan, geride kalan insanların ve yaşanan olaylar silsilesinin içinde buluyoruz kendimizi.Bir yandan da transformist meselesi sebebiyle
Ruhlar MahkemesiDonato Carrisi · Pegasus Yayınevi · 2019151 okunma