sık sık düşünüyor: işkence,insanın buluşu
tekerleği bulan o zeki insan soyu,belki de tekerlekten önce işkenceyi icat ediyor
hayvanlar aleminde böyle bir şey yok; ne içgüdüsel ne bilinçli
öfkelenebilirler,hırlayabilirler,bir aslan kükrer,bir köpek dişlerini gösterir ama acı çektirmeyi bilmezler,çünkü onu icat etmemişler
işkence insanın kötü zekasının sonucu; bir sanat gibi, tasarlanmış,bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş,bir zevk gibi kullanılmış
hayvanlar öldürür,parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez
insansa bu dünyada hem mucit,hem kurban hem de cellat
işkencecinin hedefi,kurbanında,kendine acıma duygusunu uyandırmak
oysa bu korkunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir,üzülebilir,yenilmiş hissedebilir,ama kendine acımak..
hayır bu olmamalı,insan kendine acımamalı
işte işkenceciler bunu ister;ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak
o soğuk his,beyninden önce kalbine ulaşıyor,bir mengene gibi sıkıştırıyor
işte o an anlıyor ki,kalp her şeyi beyinden önce seziyor
kalp sadece kan pompalayan bir kas değil;
Eski mısırlılar haklıydı o,ruhun bir parçası,korkunun ilk başladığı yer
kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor,beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış
fikir suçu diye bir sey varsa, ki bence olmamalı,seni ondan aldılar
maalesef bizim memleketimiz böyledir
kaç nesildir bu topraklarda düşünen,yazan,çizen insanlar hapishanelerde çürür