sadacesukeyne

sadacesukeyne
@sukeyne
Hürriyet, Allah'ı bilmektir .
Herkes kendisinden esirgenen şeyler hakkında saplantılıdır. Neden mahrum olduysa, neyin yoksulluğunu/yoksunluğunu çek- tiyse, muhtemelen o şeyle ilişkisi -sapkınca değilse bile- saplantılı bir biçim kazanacaktır. Mecburen değil ama, muhtemelen.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ey talip, sordun diye söylüyorum, kişi yaşamak için acı çeker, bir kez yaşamayagörsün, görürse asla acı çekmez! Ölülerin yüzlerine bir bak, hiç yaşadıkları için ve yaşadıklarından ötürü acı çekiyorlar mı?
Bu durumda bildiklerini iddia edenlerin iddialarına nasıl güveneceğiz? Hangi mertebeden, hangi makamdan konuşuyorlar; han gi mertebeye ve hangi makama konuşuyorlar, bakınız burası da meskük! Bazı düzeltmeler yapmayı denesek, acaba düşünmenin ışığı naz yapmayı bırakıp önümüze düşüverir mi? Bilmiyoruz. Bilmedi ğimizi de biliyorsak mesele yok, bilmeyi denemeli, bilmeye çalış- malı, bedeli her neyse, bilmenin bedelini ödemekten gocunmamamız gerektiğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Kim özü gereği yaptiklarından peşiman olabilir? Soru sormakla yalnızlığımıza ihanet etmiş olduk bir kere... Soruyu biz mi çağırdık? Hayır, soru çağırılmaz; çağrının konusu soru değil, cevap... Sorular kendiliğinden geliyor, cevaplar ise biz gelmelerini istediğimiz için ve istediğimiz zaman... Ertelemeden söyleyelim o halde: Izdırab veren sorudur, cevap değil. Cevaplar yatıştırır, sorular kışkırtır. Yatışan nefisler istirap duymaz. Bakın şöyle bir etrafınıza, cevap ehli arasında istirap çeken birini görebilecek misiniz? Sanmıyorum . Cevapların çokluğuyla övünenler, hiç kuşkusuz olmasın ki sizleri ıstıraplarınızdan kurtardıkları için de övünmeyi ihmal etmezler.
O halde dostum, Sen şimdiden hiç ol da orucunda orucun da urucun da hakkını vermeyi ihmal etme! Orucun da, urucun da hakkını vermek düşünme'nin hakkını vermek demektir. Unutma ki sen düşünmenin hakkını verirsen, düşünme de senin hakkını sana verir.
Gitmek hangi acıyı onarır ki Bilmez misin çare değil üzüntü Şükrü Erbaş