Kur'an'da yeşili sarının karşıtı olarak gördüğümüzde şaşırmayız. Çünkü sarı, sararıp solmanın, çürümenin rengidir; ölümün hemen öncesinin...
Yeşilse, yaştan geldiği için, diri ve taze olanın...
Sararıp solan ölür, yeşillenen ise dirilir.
Cennette, yani yeşilliğin ortasında.
Maviyle sarıyı karıştırarak yeşili üretenler ve kullananlar sadece modernler.
Bizler yani, her şeyi bölüp parçalayanlar...
Eskilerse, yeşilin içindeki maviyle sarıyı görmeye tenezzül etmediler.
Yalın baktılar dünyaya. Basitçe...huzurla ... bölmeden, parçalamadan...
Ağla, Morar'ın babası! Ağla! Ama oğlun artık seni işitemiyor. Ölülerin uykusu derindir; ince yastıkları tozdandır. Sesini duymuyor artık, seslenişin uyandıramaz onu. Ah, ne zaman sabah olur ki mezarda; ne zaman 'Uyan!' emri gelir?