Öncelikle bana kitabı öneren değerli hocama teşekkür etmek istiyorum. Şükrü Sar
Kitabın konusu ve ele alınışını sevdim. Charlie’nin bakış açısından okumak da kitaba olan ilgimi artırdı. Şimdi kitabın biraz içeriğine girmek istiyorum. Kitap düşük IQ’lu Charlie’nin geçirdiği ameliyatla yüksek IQ’lu birine dönüşmesiyle birlikte yaşadığı olayları ve onun bu olaylara bakış açısını ele almakta. Peki Algernon kim? Algernon ise bir fare. Daha doğrusu deney faresi. Charlie’nin de ameliyata girebilme sebebi diyebiliriz. Çünkü Algernon bu ameliyattan sonra epeyce gelişme göstermiştir. Doktorlar da bu ameliyatın bir insan üzerinde de görmek istemişlerdir. Kısaca böyle.
Kitabı okurken Charlie’nin akıllı olmasına sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Her şey bilince mi iyidir yoksa bilmeyince mi? Charlie’nin artan farkındalığı, insanların ona olan küçümseyici bakışları ve davranışları görmesini sağlar. Charlie’nin bu durumdan pek hoşnut kalmayacağı gibi çevresindeki insanlar da Charlie’nin bu değişiminden hoşnut kalmaz. Çünkü Charlie artık daha zeki, bilgilidir. Aslında gözleri açılmıştır. Kitap boyunca Charlie bulunduğu iki uç aşamada da kabul görmemekte onun da deyimiyle “istisnai” durumdadır. Bir şekilde istediği tek şey olan “kabul görmeye” bir türlü ulaşamaz. Charlie’nin uyanışı sadece çevresindeki insanlarla sınırlı değildir. Bununla birlikte onu terk eden ailesini de hatırlamaktadır. Annesi Rose’un onu normal bir çocuk olduğuna ikna etme çabaları -daha doğrusu kendini ikna etme çabası- Charlie’de oluşan yıkıntıyı okumaktayız.
Kitap ilerledikçe Charlie yalnızlaşır. İnsanlar etraflarında onlardan daha zeki daha bilgili, sorgulayan, düşünen insanları sevmezler. İtaat et. Sorgulama. Kendi sınırlarını aşma. Bu bize dayatılır. Çoğu zaman yalnız kalmamak için seçtiğimiz bi yoldur