Ş.

Ş.
@suleeylmazz
Tüm her şeyin anlamsız olduğunun farkında olmak; benim en büyük hazinemdir
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Neyde kusur bulunabilirdi ki Güneş doğarken ateş kırmızısı ışık yaymasına mı? Yoksa kirli kalpleri ile temiz kalpleri yerinden sarsana mı? Zifiri karanlığın ortasına bembeyaz karın yağmasına mı? Yoksa biraz olsun o karın yağışın ki sessizlikte kırılan gönlünü tamir etmeye çıkan adama mı? Bir bebeğin ilk defa kelebek görüşündeki o şaşkınlığa mı? Ağacın dibinde oturup hiç bir şeyde heyecanı kalmayan o kadına mı? Yoksa, yoksa bunca güzellikte huzuru bulamayana mı?
Geride kaldı her şey güzel anılar mutluluklar biz güzeldik eskiden şendik eskiden dertlerimizle serzenişte bulunmaktan mutluluğu yaşamayayı kaçırmışız. Unutmuşuz sevmeyi, sevgimizi gösterebilmeyi,saatlerce sohbet etmeyi, kahkahalara boğularak gülmeyi. Tüm duygularımız törpülenmiş gibi. Biz yaşamayı unutmuşuz, mahkum edilmişiz kendi içimizde boğulmaya. Özgürlüğüne kavuşturulan bi mahkum gibi dağılmışız dört bir yana tek tek düşmüşüz sonbaharda dökülen yaprak gibi. Sevmedim ben bu gitmeleri sevmedim ben bu yanlızlığı sevmedim ben bu hayatta sizsizliği. Sevmedim ben bu kadar eksik kalmayı. Geçmişe takılı kalmak pek iyi değildir ama şimdilerin de çok iyi olduğu söylenemez.
Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Kalbimin üstünde binlerce bıçak ağzı, yüzüm ömrümün atlası, düzlükleri bunaltı, yükseklikleri korku, uçurumları yıkıntılarımla dolu bir engebeler atlası. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım? Her şeyi iyi yanından görmeyi kim öğretti bize? Acıyı görmeyen insan, umutsuzluğu yaşamayan, iliklerine dek kederin işleyip yaralamadığı bir insan, mutluluktan, umuttan, sevinçten ne anlar?