Ama tek kaybettiğim yol yürüdüğüm yol değildi, ben gönlümün yolunu da kaybetmiştim. Bir şeylere hakkıyla inanmaktan ve inandığımı yaşamaktan uzaklaşalı çok olmuştu ve bir kez yolu şaşırınca o yola yeniden girmek ve yeniden doğru yolu bulmak çok zordu. Hem insan yolu bulsa bile ve dönüp de en başa, aynı yere gelse de aynı kişi olmuyordu artık. Yani her iki manada da yolumu kaybetmiştim belki de.
Görmek sınır koymakmış, anladım. İnsan sadece gördüğü kadar sanırmış dünyayı, yeni öğrendiklerini bile gördüklerine benzeterek anlarmış. Oysa benim gözüme inen o perde sınırları kaldırıvermişti.