Bu dünyada hiç kimsenin beni onun gibi anlamadığını ve asla anlamayacağını hissettiğimi ona nasıl anlatabilirdim?
Onu kaybetmenin benim için içimdeki bir kurşun deliği gibi acı dolu, devamlı bir hatırlatıcı olduğunu, asla dolduramayacağım bir boşluğu taşıdığını nasıl anlayabilirdi?
Sonra içime ve hatta dışıma kapandım. Küsmek gibi bir şey. Bir çeşit gölge fesleğeni. Bir çeşit olmayan hayat. Zaten hiçbir şeyi kararında bırakamamak ve ortasını bulamamak gibi bir sorunum var benim. Epeyce göçebe yaşadım, sadece iki valizim oldu. Bir yığın insan tanıdım ama hep yalnızdım.
Didem Madak