Pırıltı aşka vurgunluğum, tutuş- tuğum ateştir. Pırıltı sensin, sen pırıltımsın," diyemedi.
Pırıltı Zehra'dır. Zehra hem Zühre yıldızıdır,hem çöl de nadir bulunan Zehra çiçeğidir.
Gecenin içinde, zifiriliğin en karanlık zamanında ellerini uzatıp gökyüzüne dokunamadığı yıldızdır.
Tutulmuştu Ali pırıltısına.
Fatma'nın yattığı yere yakındır yılan. Kılıcını sıyırır, sonra durur. "Ya ilk darbede vuramazsam? Gidip Fatma'yı sokabilir." O hâlde ayağını Fatma'nın başı tarafındaki taşın kenarına dayamalıdır ki yılan gelsin, ayağını sokabilsin de Fatma'ya bir şey yapmadan gitsin. Yılan dişini onun topuğuna geçirdiğinde o, kalbinden yükselen zikrullaha sığınmış, çektiği acıdan dilini dudağını ısırmış, yine de ayağını oradan çekmemiş, yerinden kıpırdamamıştır. Aşk budur işte, nasıl bir acı çekersen çek, yerinde durma kararıdır