Yaşayanların hayata dair küçük beklentileri, dünyadayken bir cehennemin içine itilme korkusu, onları sahte sarılmalara, düzmece kutlamalara, mübalağalı aşk sözcüklerine, uyduruk sevgi gösterilerine mecbur bırakır; bir gün cesaretle hayatını değiştirebilme hayali kursa da kişisel mutluluğunu ucuz numaralarla güvence altına almanın zavallılığı ölene dek devam eder.
Birbirlerinin kelimelerine ve gönüllerine olan inançlarını yitirmişlerdi, onları tutan bağ bir kez kopmuştu ve dalından düşen her yaprağın kaderi kurumaktı.