Dünyadaki herkesin ortalama bir Amerikalı gibi yaşamak istemesi halinde üzerinde yaşadığımız dünya gibi en az 4,5 tane daha ilave dünyaya ihtiyacımız olduğunu biliyoruz ama "yetim hakkı yemeyi" yasaklanmış bir dinin mensubu olsak da bir "Amerikalı gibi" yaşama özlemini ve refleksini içimizden atamıyoruz. Sınırlı bir dünyada sınırsız büyümek gibi "delice" bir isteğimiz var; kimse de "Nasıl olacak bu iş?" diye sormuyor.
Kısacası uğruna kavga ettiğimiz birçok özelliğimiz, aslında birer mirasyedi misali, cebimizde hazır bulduğumuz değer ve davranış kalıplarından ibarettir. Onlar "bizimmiş" gibi uğurlarında dövüşmeyi, hatta ölmeyi bile göze alabiliriz. Bana sorarsanız bu kâinatta bundan büyük tuhaflık olmasa gerek.
Bir günlüğüne de olsa taraftarlığınızı, partizanlığınızı, ideolojinizi, ezberinizi, bildiğinizi sandığınız inancınızı ve görmenizi engelleyen her türlü bâtıl itikadınızı bir kenara bırakın ve yakından, iyice yakından bakmaya çalışın. Acınızı dindirmek için acı istemekten vazgeçin artık.