Cennettin anahtarlarına sahip Hasan Sabbah ve cennete kavuşmak isteyen fedailer.
İçim ürperdi; gözlerinin nasıl kör olduğunu, inançlarının nasıl kullanıldığını ve ölüme gülerek giden fedaileri okurken.
Hayran kaldım; İnce ince işlenmiş kitleleri peşinden sürekleyen düşüncelerine, soğukkanlı duruşuna ve müthiş zekasına Hasan Sabbah'ın.
Okuduklarım,( okuyacaklarınız) bir yandan beni dehşete düşürürken bir yandan düşündürdü. Artık biliyorum(okuyunca sizde bileceksiniz) cehaletin ne olduğunu ve kitlelerin nasıl bir insanın peşinden bilinçsizce gidiyor olduğunu. Ve sadece bir gerçeğin nasıl herşeyi bir anda değiştirdiğini.
"Hiçbir şeyin lüzumsuz olmadığı bu dünyada güneş kaplanın, kuzunun, filin, sineğin, akrebin, kelebeğin, yılanın, güvercinin, tavşanın, aslanı,çiceğin, meşe ağacının, dilencinin ve kralın üzerinde eşit derece parıldar. Hastalık iyiyi, köyütü, güçlüyü, zayıfı, akıllıyı, aptalı aynı şekilde vurur. Ne zaman mutlu olacağımız ne zaman acılarla boğuşacagımız belli değildir. Ve yaşayan herkesi aynı son bekler. Ölüm.