Sonra bir şey oluyor, değişiyorsun.
Dünyaya bakışın, insana bakışın, eşyaya bakışın değişiyor. Kelimeleri kısaltıyorsun, insana inanmayı azaltıyorsun, eşyaları sadeleştiriyor-sun. Kalabalıktan kaçıp, oluşturduğun minimal hayatı tercih ediyorsun. Kendi halindeliğin dışında bir hayatı istemiyorsun. Süsün ardındaki çirkinliği gördüğün için, gösterişsizliğin çerçevelediği saf güzelliğin peşinden koşuyorsun. Bir şeyler oluyor ve artık o eski sen olmuyorsun...
Sen çok kıymetli bir inciyi aradıkça, o, inci olursun, sen ekmek peşinde koşar, sadece ekmek düşünürsen ekmek kesilirsin. Sen bu nükteli ve rumuzlu sözü anlarsan her şeye aklın erer: Ne arıyorsan, neyin arkasından koşuyorsan, sen, o sun, o şeysin!