Türkiye'de,"normalin" dışında farklı bir şey yapmak isteyen herkesin önüne akla hayale gelmeyecek engeller çıkar. En yakın çevrenden başlayarak yaşamına dokunan hemen herkesin eleştiri oklarının hedefinde bulursun kendini aniden.
Bu yaştan sonra bu iş yapılır mı? Rahatını bozmaya değer mı? Kendini niye bu kadar yoruyorsun? gibi masum çıkışlarla seni yolundan döndürecek tehditlere kadar uzanan çok geniş yelpazede"yapamazsın" adlı duvarı, hemen örüverirler karşına...
Kendini o konfor bölgesinin dışına zorla iteceksin arkadaş!
Ne istediğin, hayatta neyi hedeflediğin çok ama çok önemli...
Bizim en çok neye ihtiyacımız var aslında biliyor musunuz?
Kendi potansiyelimizin nereye kadar gidebileceğini keşfetmeye...
Kardelen özel bir çiçektir,her zaman açmaz. Bekler. Doğru zamanı sabırla bekler. Yüzlerce çiçeğin arasında bir tek o, bir tek kardelen kışın ayazında açar. "Sabrın ve fedakarlığın sembolü" derler ona... Karın yağmasını sabırla bekler,aylarca... Kokuyu alır almaz taze karların altından çıkarıverir başını... Güneşin gövdesini yakacağını bilir ve bu yüzden bakmaz ona. Boynunu büker.
İçinde açan kardeleni güneşle barıştırmadan yolunu bulamazsın. Kendini keşfedemezsin. Ne istediğini anlayamazsın...