Özgürlüğün Rengi Mavidir (Gitmem, Kaçmam, Pes Etmem!)

·
Okunma
·
Beğeni
·
719
Gösterim
Adı:
Özgürlüğün Rengi Mavidir
Alt başlık:
Gitmem, Kaçmam, Pes Etmem!
Baskı tarihi:
Aralık 2020
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053119814
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Zehirli egoların ülkesinde bu kitabı yazarken kafamda tek gaye vardı. İstedim ki okur yakın tarihin filtresiz gerçeklerini birinci ağızdan öğrenirken hepimizi silindir gibi ezip geçen sistemin aklı, zekâyı, yeteneği, beceriyi yok sayan vasatlığına kendi varlığıyla direnç geliştirmenin yollarını yine kendi içinde bulabilsin.

Abartılı hassasiyetlerin topraklarında var olmaya çalışırken ortalama hayatlara mahkûm bugünkü gençliğin yılgın neferisin. Gençsin ama gençliğini hissedemiyorsun. Umutlarını çalıyorlar, çaresizce seyrediyorsun. Düzen hepimize had bildiriyor çünkü.

“Sesini çıkarma, konuşma, hayal kurma, farklı düşünme, düşünüyorsan da kendine sakla!” diyor. Buna itirazım var benim.

Birey olmak zorundasın. Kimse seni kurtarmayacak. Kimse sana mahkûmiyetlerinin yalan olduğunu göstermeyecek. Uyanacaksın. Başka yolu yok.

Kimse özgürlüğün mavisini elimizden alamaz. Hiçbir güç, hiçbir kudret, hiçbir otorite insandan daha üstün değil. Yeter ki insan kendi gücünün farkına varabilsin.

Sizi özgürlüğe davet ediyorum bu kitapta. Özgürleşmeden mutlu olamayız çünkü. Ezene direnemeyiz. Kendi dünyana döneceksin arkadaş, kaybettiğin özgürlüğü bulup çıkaracaksın.

Motorları maviliklere süreceğin güne kendi emeğinle ulaşacaksın.
Sonrası umut...
328 syf.
·6 günde·7/10 puan
Kitabınızı bir umut için okumak istedim. Çoktan yitirdiğim umutlara bir umut olsun diye. Dicle Nehri kıyısında ölü bir beden kadar soğuk bir taşa oturup sıcak kitap sayfalarını okumaya başladım.
Çocukluk yıllarınızı okurken kendi çocukluk yıllarım aklıma geliyordu, çocukluğumda hayaller kurduğum bu nehir kıyısında. Çocukken geleceğe dair kurduğumuz hayalleri filmlerde olduğu gibi kağıtlara yazıp plastik su şişelerine yerleştirip nehre salardık. Nehir şişelerdeki hayalleri engin deniz ve okyanuslara taşıdığı gibi bizi de umut dolu geleceğe taşıyacağına inanırdık. Ama bugün 32 yaşında şunu fark ediyorumki; hayallerimiz ve umutlarımız da o plastik şişelerle beraber bizi terk etmiş. Umutlar bizden çok uzaklara taşınmış. Belki de bir daha dönmemek üzere.
Çocukluğumun geçtiği bu Dicle Nehri kıyısı gibi yıkıldı, bozuldu hayallerimiz. Başımı kitabınıza indirip okurken bir kes daha umutla doluyor içim. Yüreğim cesaret ile dolup, gözlerim ışıldıyor. Kendi çocukluğumun izlerini görüyorum satırlarınızda.
Güzel anılarınız kadar, kötü anılarınızda da buluyorum çocukluğumu: Botların rap rap sesinde, AS.İZ yazılı başlıklarda. Bot sesleri çocukluğumdan artarak yaklaşıyor gençliğime. İşte o anda tekrar kederle, hüzünle doluyor yüreğim. Umutsuzluk, bir serum gibi işliyor damarlarıma. Etkisi hızla yayılıyor bedenime. O an hatrıma J.J.TOLKİEN'in şu sözü düşüyor. " Umut bu topraklardan gideli çok oldu. KOMUTAN EOMER"
Yine de bir umut için kitabınızı okumaya devam ediyorum. Nehrin kirletilmiş sularına karamsarlığımı bırakıyorum " Her zaman umut vardır. ARAGORN" diyerek.
Burnuma yanık kokusu, kulaklarıma yanan kitapların çatırdı sesi geliyor. Odanızın ortasında yakılan kitapları görür gibi oluyorum. Kitaplardan çıkan duman odanın tavanından önce yüreğimi karartıyor. Oysa kitaplar yürekleri ve zihinleri aydınlatmak içindi. Ya biz yanılmıştık ya da postal sahipleri. Çünkü şuan kitapların aydınlattığı tek şey postallardı.
Şöyle bir hikaye anlatılır: Anavatanı terkedip giden (kaçan) herkes, gittiği yere bavulunda, terkettiği yerin kaderinden ve karakterinden de bir pay taşırmış. Kimisi umudu kimisi mutluluğu kimisi de hüznü taşırmış. Bu topraklar o kadar çok terk edilmek zorunda kalınmışki sanki her giden bu topraklardan umut ve mutluluğu alıp taşımış ötelere. Geride bir tek, bu toprakların uzun süredir kaderine ve karakterine dönüşmüş hüzün kalmış. İşte bu hüzün yerleşmiş yüreğimize.
Bir umut ve bir karamsarlıkla okuyup bitireceğim kitabınızı. Umarım en son umut galip gelecektir.
328 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Merhaba!
öncelikle cem seymenin daha önce bir kaç videosunu izlemiştim ve beni etkilemişti. Tıpkı konuşmasının akıcılığı gibi özgürlüğün rengi mavidir kitabı da bir o kadar akıcı ve anlaşılır.
Bu kitapta hayallerinizi, coşkularınızı, geleceğe dair umudunuzu bulacaksınız.
Sırf umut için okuduğum bu kitapta beklediğimden daha fazla şey öğrendim diyebilirim.
Akıl, başarı, ekonomi, gelişme, özgürlük, ülkenin sorunları, eğitim gibi bir çok alana değinilmiş. Yakın türkiye cumhuriyeti ve günümüz türkiye cumhuriyeti anlatılmış. Biz gençlere verdiği mesajlar takdire şayan. Gelecek için umudun olduğunu, asla pes etmemek gerektiğini, geleceğin biz gençlerin elinde olduğunu, okumanın, öğrenmenin, gelişmenin, ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.
Z kuşağının bir ferdi olarak okurken çok şey öğrendim. Dilerim ki daha fazla genç okusun.
iyi okumalar 1000k ailesi :)
328 syf.
İnsan kendisini nasıl tanımlar pek bilemiyorum ama Cem Seymen, kitabın yazarı, ailesinin, çocukluğunun, çevresinin, kısacası hayatının getirisi olan öğrenmeyi tanıdığı için aile, eğitim ve mesleki bilgi birikimiyle çok sağlıklı, anlaşılır bir anlatımın olduğu bu kitabı okurlarla paylamış.

Kitapta edebiyatı - edebiyatçıyı, sanatı - sanatçıyı, yaşamı - yaşamayı, insanları - bireyi (dostluğu), aklı - öğrenmeyi, hayali - hedefi, çalışmayı - başarıyı, ekonomiyi - gelişmeyi (kalkınmayı), tarımı - cevherlerimizi “ata tohumunu”, ülkeyi - kendisinden bahsedilmeyen değerleri... yeniden ama yeniden okurlara, gençlere, öğrenmeye yeni başlayanlara, öğrenmeye başlamış olup da yönlendireni olmayana anlatmakla, üstüne basa basa dile getirmekle ne çok iyi ettiğini anlatamam. Kitap zengin bir hazine. Kitaplar zengin birer hazinedir. Maddiyattan çok maneviyatın temini için yaşamanın gerekliliğini düşünüyorum. Okumak güzeldir. “Anlaşılır” olabilmek, paylaşabilmek paha biçilmezdir. Bir insana, bir yaşama dokunabilmek, bir hayalin içinde olabilmek, umudun içinde yeşeren inancı taşıyabilmek, var olabilmek güzeldir. Yaşamak, kitaplar gibi güzeldir ve güzel kalacaktır.

Kitabın zengin madeni kelimelerdir, bütün madencileri ise okurlarıdır.

“Sessizlik kalp kırmaz, sevinci öldürmezdi.”

Kitapta öneri kitaplar, yazarlardan tanık göstermeler, kitaplardan alıntılar, şiirlerden, ressamlardan, sanattan, sinemadan, yaşamın içindeki güzelliklerden, insanı iyileştiren ve geliştiren her şeyden bir tutam olması da kitabın zenginliğinin anlatmakla bitirilemeyeceğini gösteriyor.

Keyifli okumalar, sağlıklı adımlamalar dilerim.
328 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Ben gencim, öğrenciyim en önemlisi insanım. Çok uzun zamandır ailem sayesinde çok uzun zamandır artık idolüm olan bir insan kendisi. Kitabının çıkıcağını öğrendiğimde o kadar çok heyecanlandım ki. Kitabı okuduktan sonra da aynı heyecan içindeydim. Bizi anlatıyor, insanları anlatıyor, insan olmayı. Herkesi susturabilirsiniz sanırım ama en önemlisi okuyan ve öğrenmeyi aç olan hiçbir zaman susturabileceğinizi sanmıyorum. Bu adam büyük bir onur kaynağıdır bence bu ülkeye göre keşke tepedekiler bu adamı dinleyebilselerdi...
328 syf.
·5 günde·8/10 puan
Mavi rengini sevmem meğerse özgürlüğe sevdamdanmış. Benim gibi mavi ve özgürlük sevdalılarına selam olsun. Yazarın CNNTÜRK'de yayınlanan tarım programını keyifle izliyordum. Bende yazar gibi geleceğin bağımsız ve yerli tarım üretiminde olduğuna inanıyorum. Yaşadığımız pandemi günleri de gıdaya ulaşımın , güçlü ekonominin önemini bir kez daha kanıtladı. Kitapta yazar kendi hayat öyküsünden yola çıkarak özellikle gençlerle dertleşmiş. Yazdıklarını , düşüncelerini kendime yakın buldum. Umut ve heyecan aşıladı. Özellikle Z kuşağının sorgulayıcı, biat etmeyen bakış açılarına güveniyorum. Umarım bizlerin bozduğunu onlar düzeltme imkanı bulurlar. İçlerindeki potansiyeli yüreklerini karartmadan keşfeder , motorları maviliklere sürmeyi başarırlar. Bu kitabı kesinlikle çevremdeki genç dostlarımla paylaşacağım. Tavsiye edilen kitap ve sanat eser önerileri bile ufuk açıcı. Belki güneşli günler yakındır. Teşekkürler Cemseymen.Korkmuyoruz, pes etmiyoruz , Atamızın öğrettiği gibi bilimin ışığında hep ileri bakıyoruz
328 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10 puan
Merhaba!
Sevgili Cem Seymen'in ilk kitabı "Özgürlüğün Rengi Mavidir" kitabını ben çok beğenerek ve içerisinden bir sürü bilgi öğrenerek okudum.
Öncelikle yazar kitabı çok anlaşılır bir dille yazmış. Satırları sanki Cem Abi'yi dinliyormuşcasına okudum.
Cem Seymen, Türkiye Cumhuriyeti'nin yakın tarihini ve günümüz Türkiye Cumhuriyeti'ni anlatmış. Ülkemizin ekonomik olarak yaşadıkları, eğitim alanında yaşadıklarına, daha doğrusu "sisteme" bir başkaldırı; gelecek için de "umut" var bu kitapta.
Cem Abi'nin samimiyetini satırlarda hissetmemek mümkün değil, ki bu sebepten ötürü "Abi" diye bahsediyorum.
Z kuşağının bir ferdi olarak okurken çok şey öğrendim ve umutlandım, heveslendim, büyük bir farkındalık oluşturdu bende bu kitap. Dilerim ki daha fazla genç, daha fazla birey bu kitaptan istifade etsin. Mutlaka okuyun, okutun.
İyi okumalar kitap kurtları...
328 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10 puan
Cem Seymen’ i CNN de yaptığı tarım programlarında tanımıştım. Seçtiği konular ve anlatım şekli ile dikkatimi çekmişti. Kitabının çıktığını görünce büyük bir hevesle okudum ve şiddetle tavsiye ediyorum.
Kitapta özellikle demokrasi ve özgürlük üzerine durulmuş. Birey olarak Özgür olmanın nasıl olması gerektiğini ilham verici kendi hayat hikayesi ile anlatıp demokrasi ile beraber nasıl gelişmiş ülke olunacağını birbiri içerisinde katarak insan odaklı ekonomi anlatımı görüyoruz. Kesinlikle okunması gereken bir kitap
328 syf.
·1 günde·5/10 puan
Cem Seymen TV programını ilgiyle izlediğim, fikirlerinden etkilendiğim kaliteli bir insandır. Kendisini bu yönleriyle tanıdığımdan olsa gerek kitabı öyle çok yüksek puanlar verecek kadar iyi bulmadım.

Genel olarak bir "iç dökme" metni gibi... Aynı şeyleri bir kaç kez tekrar etmiş. Kendisini yerenleri de yüceltenleri de bütün açıklığıyla ifşa etmiş. Bilemiyorum, bu ifşaları başını derde sokar mı, mahkemeye verirler mi, açıkçası çok emin değilim.

Sanata yaklaşımı, edebiyata ilgisi, resim ve edebi eserlere dair verdiği öneriler dört dörtlük. Bu yönüyle kitabı beğendim.

"Kitaplarımın devamı gelecek" diyor; daha iyilerini yazacaktır, eminim ve ben de alıp okuyacağım.

Kitabı özellikle 17-25 arası gençlere öcelikle olmak üzere ülkesini ve milletini seven herkese ısrarla öneririm.
328 syf.
·17 günde·10/10 puan
Cem Seymen’i çok az tanıdığım için ön yargıyla yaklaştığım, acaba ‘popüler kültürün yansıması olan bir raf kitabı mı?’ diye düşünerek yine de şans verdiğim ama beni sonrasında ciddi şekilde yanıltan kitap. Uzun zamandır ülkemizin sorunlarına anlaşılır, objektif ve realistik bir yaklaşım ile bakan, inceleyeb gazeteci ve araştırmacılara özlem duyduğumuzdan bu kitap bana çok iyi geldi. Türkiye’nin aslında nasıl bir cennet olduğunu, ama bu cennetin nasıl eller tarafından yönetildiği ve her gün kaybetmekte olduğumuz değerlerimizi nasıl geri kazanabileceğimizi anlatmış. Herkese şiddetle okumasını tavsiye ederim.
328 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
Kitabın ilk sayfaları akıcı gelmediği için sonrası için tedirgin olmuştum fakat ilerleyen sayfalar sürükleyiciydi. Tam bağımsız olmanın, eğitimin, tarımın, ata tohumunun vb konuların altı çizilmiş, farkındalık yaratmak için irdelenmiş. Kitap hoşuma gitti, gelecegimiz adına tavsiye ediyorum.
328 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10 puan
Orta Anadolu'nun sıcaklığı, darbe yıllarının izleri çocukluğuma götürürken, her anlamda kirlenen dünyamıza bakış açımda yeni yeni umutlar yeşerttiniz. Yolu maviden, yeşilden geçen herkesin okuması gerekiyor. Sevgiyle...
328 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10 puan
Biz gençlere verdiği mesajlar, yapılan alıntılar gerçekten kayda değer ve değerliler. Tamamen yazarın duygu, düşünce ve yaşadıkları üzerine kurulu bir kitap. Kitaba dair tek beğenmediğim nokta biraz abartılı ve coşkulu bir dil kullanılmış. Bunu elbette tesir değeri yükselsin diye yapmıştır Cem bey de fakat kimi zaman boğucu geldi, biraz da gerçekdışı. Fakat televizyonlardan aşina olduğumuz için karakter yapısının zaten böyle coşkulu olduğunu biliyoruz. Kısacası genel olarak keyifle okudum. Emeğinize sağlık :)
"İki şeye hakkım olduğuna karar verdim:
Özgürlük ve ölüm...
Birine sahip olamazsam ötekini isterim.Hiç kimse canlıyken beni tutsak edemez, özgürlüğüm için savaşmalıyım. Çünkü kölelik cehenneme en yakın şeydir."
Cem Seymen
Sayfa 47 - Bu sözler Harriet Tubman'a ait. köle olarak doğdu, özgür bir kadın olarak öldü.
"Kendimle gelişiyor muyum?
Pekala öyleyse, kendimle gelişiyorum.
Büyüğüm ben,çocuklar var içimde..."
Cem Seymen
Sayfa 183 - Sözlerin gücüne bakar mısın? İnsana nasıl da insan olduğunu hatırlatıyor. İçinde bir sürü çokluk barındıran insan neden bir inanca, ihsana, dogmaya, güce, sultaya, esir etsin ki kendini?
Bu cümle aynen benim için de geçerli. Hayatımda maskara, dalkavuk, şakşakçı, yağcı olmadım. Paraya, ikbale, sıfata, makama, titre hiç önem vermedim. Doğru bildiklerim ve ilke saydıklarım için yaşadım. Maskara değilim ama kesinlikle safderunum. Hiç şikayetçi değilim bundan.
Ben bir insanın matematiksel bir formülle adım adım kendini yetiştirebileceğine, ısrarla tekrar tekrar deneyerek fırsatları kovaladıktan sonra kendisini yeniden yaratabileceğine inanıyorum.
12 Eylül darbesi sonrasında 210 bin dava açıldı ve bu davalarda tam 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi için idam istendi. 517 kişi bu furyada idam cezası aldı. 100 bine yakın kişinin "örgüt üyesi" olarak yargılandığı acayip bir dönemden bahsediyoruz.
Cem Seymen
Sayfa 96 - 3854 öğretmen ve 120 akademisyen ihraç edildi. 13 büyük gazete için 303 dava açıldı ve 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi. Nefrete bakın! Tam 4 bin yıl!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Özgürlüğün Rengi Mavidir
Alt başlık:
Gitmem, Kaçmam, Pes Etmem!
Baskı tarihi:
Aralık 2020
Sayfa sayısı:
328
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053119814
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Destek Yayınları
Zehirli egoların ülkesinde bu kitabı yazarken kafamda tek gaye vardı. İstedim ki okur yakın tarihin filtresiz gerçeklerini birinci ağızdan öğrenirken hepimizi silindir gibi ezip geçen sistemin aklı, zekâyı, yeteneği, beceriyi yok sayan vasatlığına kendi varlığıyla direnç geliştirmenin yollarını yine kendi içinde bulabilsin.

Abartılı hassasiyetlerin topraklarında var olmaya çalışırken ortalama hayatlara mahkûm bugünkü gençliğin yılgın neferisin. Gençsin ama gençliğini hissedemiyorsun. Umutlarını çalıyorlar, çaresizce seyrediyorsun. Düzen hepimize had bildiriyor çünkü.

“Sesini çıkarma, konuşma, hayal kurma, farklı düşünme, düşünüyorsan da kendine sakla!” diyor. Buna itirazım var benim.

Birey olmak zorundasın. Kimse seni kurtarmayacak. Kimse sana mahkûmiyetlerinin yalan olduğunu göstermeyecek. Uyanacaksın. Başka yolu yok.

Kimse özgürlüğün mavisini elimizden alamaz. Hiçbir güç, hiçbir kudret, hiçbir otorite insandan daha üstün değil. Yeter ki insan kendi gücünün farkına varabilsin.

Sizi özgürlüğe davet ediyorum bu kitapta. Özgürleşmeden mutlu olamayız çünkü. Ezene direnemeyiz. Kendi dünyana döneceksin arkadaş, kaybettiğin özgürlüğü bulup çıkaracaksın.

Motorları maviliklere süreceğin güne kendi emeğinle ulaşacaksın.
Sonrası umut...

Kitabı okuyanlar 162 okur

  • Kedi
  • Eyüp Tilki
  • EHET GÜZEL
  • Harun berk
  • Milena Janya
  • gülşah aydemir
  • 《 S 》
  • Aydın
  • Beyza ÇELİK
  • BURCU ZEYBEK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44 (37)
9
%16.7 (14)
8
%25 (21)
7
%8.3 (7)
6
%2.4 (2)
5
%2.4 (2)
4
%0
3
%0
2
%1.2 (1)
1
%0