sunset 28
6/10
·200 syf.·
2026 18. kitabı
birçokların aradığı ve anlamlandıramadığı sevgi kuramına sanatsal bir bakış. sevgi varoluşsal bir yaşam ihtiyacı mıdır yoksa bir çocukluk dürtüsü müdür? sevgi için neden herkes bu kadar çaba harcamakta? erich fromm'un sevgi sanatı olarak sunduğu bu disiplin bizim düşüncelerimizden bir o kadar uzakta... herkes sevmek için her zaman bir nesne olması gerektiğini savunur bir kişi, bir ilahi güç ya da kendimiz erich fromm'dan ayrı olarak bana göre her zaman temel bir nesne yoktur, bazı durumlarda nesne sadece bir anlam oluşturmak için karşımıza çıkan illüzyondur bu yüzden oluşan bu sevgi yanılgısı, içimizde romantize ettiğimizde oluşan duygular ve nefretle harmanlanan benliğimize bulut misali kabarır örneğin dışarıda yürüdüğümüzde insanlara ne gözle bakıyoruz? cehalet, iğrenme, acıma, nefret ve birçok karışık bilinçakışı ve bu anda hissettiklerimizin tutsağı olduğumuzu unutuyoruz etrafa duyulan nefret kişinin içine bulaşır sevgi bu kalıpları anlamlandıran görünmezliktir fakat insanın sevgiye tepkisi ve içten narsistik korku düşleri asıl perde arkasını görmesini engeller çünkü sevgi, aşk ya da tutku gibi bir durum değil bir bireysel süreç ve deneyimdir bu yüzden sevgi sadece çocukluk koşullanmalarıyla açıklanabilecek bir durum değildir o disiplinli eylemdir, kendinin yansımasıdır insanın kendine duyduğu sevgi freud'un tanımına göre bir libido dönüşümü değil karakter sürecidir erich fromm da freud'un bu çaplı görüşlerini başarılı bulsa insan biyolojisinin içsel derinliğini kavrayamadığı gerçeğini konusunda eleştiride bulunmuştur bu da arkaplanda bir o kadar haklılık barındırır bu noktada her zaman dürtüsel bir tanım eksik bir yaklaşım durumu olmaktadır peki, sevgi sanatı bir varoluş sebebi olabilir midir? sevgi, bir varoluş sebebi değil seçilip seçilmemesi gereken bir
1000Kitap
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,8bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2022 33. kitabı
SUNSET PARK / PAUL AUSTER Auster… Sevdiceğim. Kırmızı Defter ile tanıştığım, Leviathan’la daraldığım, Karanlıktaki Adamla zindanlarda kaldığım ama azimle sevdiğim Paulcüğümün şimdide Sunset Park’ını sevgili arkadaşım TC Arzu Ortaören ile beraber okuyacağız. İç Dünyamdan Notlar kitaplıkta sırada, Ay Sarayı kargoda. ( Bu gidişle bizi ancak ölüm ayıracak kıymetini bil bu sözü ne Grange’a ne Maalouf’a söyledim) New Jersey'de doğup, 40 yıldır New York, Brooklyn'de yaşayan Auster, daha öncede New York Üçlemesi adlı seri (Cam Kent, Hayaletler ve Kilitli Oda) ile yaşadığı yeri anlatmıştı. ( hala bu üçlemeyi okuyamadım). Bu kitabı da Florida’da başlasa da, her köşesini özümsediği, kendi coğrafyası olan Brooklyn’de Sunset Park’da geçiyor. Karakterlerin adlarını taşıyan bölümlerde ana öykü dışında onların hikayeleri ile yollarının kesişmesini anlatıyor. Her bölümde yaşananları anlatıcı olarak adını aldığı karakterden okuyoruz. Başkarakter Miles Heller’ın bölümünde: “Ekonominin harap olması, sıkıntıların acımasızca yayılması yüzünden çöken dünyada, çöp temizleme işi bu bölgede gelişen birkaç sektörden biri.” Cümlesi dikkatimi çekti. Ekonomi, savaşlar, teknoloji, otomasyon gibi sebeplerden öne çıkan ya da unutulan meslekler oluyor. Aslında burada bahsettiği günlük çöpler değil, kentsel dönüşüm sonucu boşaltılan binalar, bina enkazları. Bu cümleyi okuduğumda ilk aklıma gelen ‘Senin çöpün başkasının servetidir.’ Sözü oldu. Bir başka açıdan değerlendirirsek; İnsanın sevmediği bir işte çalışarak / çalışmak zorunda kalarak, iyi para kazanması ne kadar ironik değil mi? Genç bir insanın yaşadıklarından dolayı 28 yaşında hayattan beklentisinin kalmaması, gelecek hakkında fikri olmaması, umudunun, hayallerinin kararması ne kadar acı değil mi? İşte Miles Heller’ın
Sunset ParkPaul Auster · Can Yayınları · 2011634 okunma