Çok nadiren yaptığım bir şeyi yapıp hukukun ne kadar kaypak, ne kadar şartlara bağlı, korumasına en çok ihtiyacı olanlara ne kadar az huzur ve fayda sağlayan bir şey olduğunu düşündüm.
Bir çocuk sahibi olmanın espirisinin, o çocuğun senin adına başaracaklarına dair umutlanmak değil, her nereden gelirse gelsin sana tattıracağı mutluluklar, bazen mutluluk bile olduğunu anlayamayacağın şeyler olduğunu, daha da önemlisi ona mutluluk yaşatma ayrıcalığını kazanmak olduğunu benden çok önce çözmüştü.
Bazen yalnızlığı kafasına kakılmamış olsa, yaşadığı hayatın garip ve kabul edilemez bir tarafı olduğuna dair telkinler almasa, hiç yalnızlık çeker miydi merak ediyor. İnsanlar ona arzulamayı aklına bile getirmediği, sahip olabileceğini hiç düşünmediği şeylerin yokluğunu hissedip hissetmediğini soruyorlar...
Boş küme aksiyomu, sıfırı temsil eder. Bir yokluk kavramının, yani sıfır kavramının bulunmasının zorunluluğunu ifade eder. Sıfır değer, sıfır adet diye bir şey olmalıdır. Matematik bir yokluk kavramı olduğunu varsayar ama bu kanıtlanmış mıdır? Hayır. Fakat var olmak zorundadır. Felsefi düşünecek olursak ki bugün öyle düşünüyoruz, hayatın bizzat boş küme aksiyomu olduğunu öne sürebiliriz. Sıfırla başlar, sıfırla biter. Her iki durumun da mevcudiyetini biliriz fakat iki deneyimin de bilincinde olmayız. Bu durumlar hayat olduğu bilinerek deneyimlenemiyor olsa bile, hayatın ta kendisidir. Yokluk kavramının mevcudiyetini varsayar fakat kanıtlayamayız. Öte yandan, var olmak zorundadır.