Bugün kara bulutlarla güneş kardeş olsun. Uzanıp dünyanın üstüne keyif çatsınlar. Yıldızlar geceyi beklesin arkalarında. Gündüz ve gece büyüsün, ele avuca sığmaz bir bayram olsun. Bir çocuk, sarışın ya da esmer, ucunda zil olan bir küçük tekerleği sürsün hayatın ücra köşelerine. O ses, bütün unutkanlıkları gidersin, herkes yeniden insan olsun. Dünyaya yeniden baksın. Sonra herkes, bir ucu doğuya, bir ucu batıya uzanan kocaman bir gülücük tutsun içinden. Sonra tutunsun o gülücüğe. Hayat bayram olsun, başka bir şey olamasın. Haber bültenleri, tutulup kulaklarından şehir dışlarına çıkarılsın. Cep telefonları dipsiz kuyulara hapsedilsin. Televizyonlar yedi kat kilitlerle kilitlensin. Para yasaklansın. Hesaplar kapatılsın. Bütün her şeyin sesi kısılsın, sadece bayram sesi duyulsun. Her koca adam, bir küçük çocuk bulup elini öpsün. Her küçük çocuk, elini öpen her koca adama çıkarıp cebinden, bir susamlı şeker, bir serseri uçurtma, sonsuz sayıda kırlangıç versin. Koca adamlar sevinçten gözyaşı döksün. Gözyaşları şehrin bütün caddelerinden ırmaklar gibi akarak denize karışsın. Deniz hayatın bütün özel işlerine karışsın. Elimize aldığımız her eşyadan bir deniz sesi gelsin. Koltuktan bir deniz sesi gelsin, dolaptan, çekmecelerden, avizelerden, kapı kollarından hatta, bir deniz sesi gelsin. Yüzümüze çarpsın adeta serinliği. Gemiler geçsin uluorta gönüllerimizden, müsaade istemeden, kılavuz kaptan almadan. Düdüklerini bağırtsınlar hiç çekinmeden. Sonra kuş sesleri, simitçi bağırtıları, yürek çarpıntıları da duyulsun. Daha önce ne duyulmuyorsa gürültüden, hepsi duyulsun. Diyorum ya bayram olsun. Bayram olduğundan sokak kedilerinin bile haberi olsun. Sokakların kendilerinin de haberi olsun. Sokaklarda köşe başlarında bayramlaşsınlar birbirleriyle. Sonra ne bileyim, fenerler,