Süreyya

Süreyya
@sureyy4
Yabancılaşmanın ağırlığı*
(Bir şeyiz Kaçınılmaz ölü saatler içindeki Kimse artık bir şey için daha fazla bir şey söyleyemez Yaşadıklarımızı ancak toplarız. Dünyadan Hiçbir şeysiz ancak çıkarız Ki biz öldük diye yapılır bütün işlemler arkamızdan Susarız, katlanırız Uçsuz bucaksız rengini alırız bir daha hiç konuşmamanın Sorularımız ancak kalır, sıkıntılarımız. Arkamızdan biraz olsun gülerler Gülsünler! bu bizim boş bulunup onlara yakalandığımız Onların günübirlik yaşadıklarına Yeni doğmuş gözleriyle kaygısız Biz ki işte kendimizi ancak toplarız Son kadehlerimizi ancak içeriz. Sigara paketlerimizi Ceplerimize koyarız Kapılardan ancak çıkarız. Masalarda Sorularımız ancak kalır, sıkıntılarımız. Ve kalır kahverengi saatler, hiç bilinmeyenler Bir çağı gerdiğimiz, süresiz kanattığımız Kalır elbette bunlar, daha fazla değil Ve soğuk dünyamızda yanıtsız kaldığımız Sonra işte acılarımızı ancak toplarız Şehirlerimizden ancak çıkarız. Boş sokaklarda Evlerde, tezgâhlarda ve bütün olağanlıklarda Sorularımız ancak kalır, sıkıntılarımız.)
Reklam
Ve umutlar sonsuzdur. Çünkü en büyük yaslar En büyük ölümlerden sonra tutulur.
Öyle bir sıkıntı ki ölümle kımıldamaz.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Reklam