"Ne zamandır mezardasın?"
Yanıt hep aynıydı.
"On sekiz yıl oldu."
"Tekrar hayata dönmekten ümidini kesmiş miydin?"
"Elbette, uzun hem de çok uzun süre önce."
"Hayata döndüğünü biliyor musun?"
"Evet, evet söylediler bana."
"Peki, sen yaşamak istiyor musun? Onu görmeyi istiyor musun? Seni ona götüreyim mi?"
Bu soruya verilen cevaplar farklıydı, bazen aynı, bazen tam tersi oluyordu.