Gün bitti. Bir şiirin son mısrası gibi. Ay adını yazdı suya... Sonra derin bir sessizlik, suspus oldu yalan dünya...!
Valla ben demiyom şair/yazar demiş :)
Sen giderken dinlenmeye Esrik olup eğlenmeye Koşup gelir oy vermeye Hem ölüsü hem dirisi Para ne tatlıymış meğer Kuyumcular, hastaneler Birlikte köşeyi döner Kendi, yedi sülalesi İşçiden, gençten, aydından Haber soracak olursan Yarısı suspus korkudan Hapishanede yarısı
Sayfa 16·Kitabı okudu
Alıntı
Ama şöyle düşünün lütfen: Bu büyük acılar daha ziyade yüreğinizi delerek geçip gitmedi mi? İçinizdeki pek çok şey dönüşüme uğramadı mı,acı çekerken varlığınızın bir yerlerinde bir değişim yaşanmadı mı ? Acının tehlikeli ve zararlı olan tek türü, onu bastırmak için insanların arasına karıştığımız acıdır, üstünkörü ve aptalca tedavi edilen hastalıklar gibi bir an için gerilese de kısa bir aranın ardından nükseder, hem de çok daha şiddetli bir şekilde insanın içinde birikir, yaşamın kendisi olur, yaşanmamış, horlanıp itilmiş, kaybedilmiş bir yaşamdır bu, insanı öldürebilir. Bildiklerimizle ulaşabileceğimizden daha ötesini görebilseydik belki o zaman acılarımıza, sevinçlerimize duyduğumuzdan daha büyük bir güvenle katlanabilirdik. Çünkü bu anlar içimizde yeni bir şeyin, bilinmeyen bir şeyin meydana geldiği anlardır; duygularımız mahcubiyet ve çekingenlikle suspus olur, içimizdeki her şey geri çekilir, bir sessizlik çöker, hiç kimsenin bilmediği o yeni şey tam ortada sessizce durur.
Sayfa 42·Kitabı okuyor
Tutkuları yasaklayan yasalar tehlikeli değil mi? İstediğiniz herhangi bir ülkede yasalara saygının en çok olduğu asırları kargaşayla dolu olanlarla kıyasladığınızda, yasaların suspus olduğu dönemlerde en büyük eylemlerin ortaya çıktığını göreceksiniz.
Bir zamanlar Türkiye!
AKM'de bir bağlamacı "Sarı Çiçek" ilâhisini okumuş. Okuyunca ortalık ayağa kalkmış. "Gericiler bastı" feryatları ayyuka çıkmış. Ne demek böyle bir yerde "Sarı Çiçek" ilâhisini okumak. Burası tekke mi? Kim koydu bu programı? Söylentilere göre olayın geçtiği konser bir çocuk programıymış. Veliler şikâyetçi olmuşlar. "Çocuklarımıza gericilik aşılanıyor..." demişler. Yetkililer velileri teskin etmiş: "Üzülmeyin bir daha olmaz, gözümüzden kaçtı..." demişler. Ancak yetkililerden biri dayanamamış: "Neden itiraz ediyorsunuz bu bir millî kültürdür..." demiş. İşte o zaman iş büsbütün karışmış. Olay üst kademelere sıçramış. Bakanlık araya girmiş. Sonunda herkes suspus olup yerine oturmuş. Dava unutulmuş.
İlahi