Yağmur Demir

Yağmur Demir
@sustuklarinbuyuricinde
Hiç çekinmeden canını feda etme duygusunu yaratan şey; sahip olunanlar değil, sahip olmak için can atılanlardır.
Reklam
Birçok şeye sahip olduğumuz halde daha fazlasını istediğimiz zamanki hüsranımız, hiçbir şeye sahip olmayıp bazı şeyler istediğimiz zamanki hüsranımızdan daha büyüktür. Birçok şeyin yokluğunu çektiğimiz zamanki hoşnutsuzluk, sadece tek bir şeyin yokluğunu çeker gibi olduğumuz zamanki hoşnutsuzluğumuzdan daha azdır.
Geleceğe duyulan korku bugüne sarılmamıza sebep olurken geleceğe duyulan inanç değişime açık olmamızı sağlar. Zengin veya fakir olsun, güçlü veya zayıf olsun, çok şey başarmış veya pek az şey başarmış olsun, herkes gelecekten korkabilir. Bugün bizim için mükemmelse ve olsa olsa bunun gelecekte de düzgünce sürmesini umabiliyorsak, değişim ancak bozuluşu ifade edebilir. Bu nedenle, olağanüstü başarı sağlamış ve dolu dolu, mutlu hayatları olan kişiler sıkı yeniliklere genellikle karşıdırlar. Sakat veya orta yaşını geçmiş kişilerin muhafazakârlığı da geleceğe yönelik korkudan doğmaktadır. Bunlar etrafta çürüme alametleri ararlar ve herhangi bir değişimin iyilikten ziyade kötülük getireceğine inanırlar. Düşkün yoksulun da geleceğe dair bir inancı yoktur. Bunlar için gelecek, içine mayınlı tuzaklar gizlenmiş bir yol gibi görünür. Bu yolda ihtiyatlı yürümek gerekir. Bir şeyleri değiştirmek bela aramak demektir.
Değişime direnç ile değişime duyulan ateşli arzu aynı inançtan doğmaktadır.
Gerek Fransız gerekse Rus devrimlerinin milliyetçi hareketlere dönüşmüş olmaları göstermektedir ki modern çağda milliyetçilik, kitle coşkusunun en verimli ve dayanıklı kaynağıdır; eğer devrimci coşkunun tasarlayıp başlatmış olduğu esaslı değişimler zincirine son verilmek isteniyorsa, milliyetçi hararetin önü alınmalıdır.