Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düşüncelerimi kâğıda dökeceğim, doğru; ama bu bir duygunun iletilmesi için zayıf bir yol. Gözleri benimkilere yanıt verecek, bana yakın birinin eşliğine ihtiyacım var.
Ancak şimdiye kadar hiç gideremediğim bir ihtiyacım var ve şimdi bunun yokluğunu en kötü bela olarak hissediyorum. Hiç arkadaşım yok, Margaret: başarı tutkusuyla yanarken, sevincime katılacak kimse yok;
Hani bir kere senle odun taşıyorduk. Benim göğsümde bir şey çalınıyordu da ben korkmuştum. Tencereler tıngırdıyor sanmıştım. Sen de gülmüştün bana. O çalan yüreğimmiş. Şimdi biliyorum artık.
Geçen hafta Nevin'le odun taşıyorduk yine. Sordum ona, "Senin de yüreğin çarpıyor mu?" diye.
Çarpıyormuş. Herkesinki çarparmış. Ama kimininki aydınlık olurmuş, kimininki karanlık. Dışarıdan hangisinin karanlık, hangisinin aydınlık olduğu nasıl anlaşılır İnci? Nevin'e sordum:
“Dünyanın en zor işidir onu birbirinden ayırmak.” dedi.
"Dünyanın en zor işi nedir?" diye Zahide Ana'ya sordum.
Islak odunla kâğıtsız soba yakmakmış. Nevin'in dediği, ıslak odunla soba yakmaktan bile daha mı zor?