Zenginlerin daha da zenginleşmesinin, yoksulların daha da yoksullaşmasının, orta sınıftakilerin de borç içinde çabalamasının nedenlerinden biri para dersini okulda değil evde öğrenmeleri. Çoğumuz para konusunu ana-babalarımızdan öğreniriz. Peki ya yoksul ana-baba çocuğuna parayla ilgili ne söyleyebilir? "Okulda kal, çok çalış!" derler. Çocuk yüksek notlarla okuldan mezun olur, ama beynine işlenen finans programı ve düşünce biçimi yoksulluk kökenlidir.
Para okullarda öğretilmez. Okullar skolastik ve mesleki becerilere odaklanır, mali becerilere yer vermez. Bu da okulda çok başarılı olan bankacıların, doktorların ve muhasebecilerin yaşamları boyunca maddi sıkıntılar içinde boğuşmasını açıklamaktadır. Ülkemizin cari işlemler açığının kısmi sorumluları, para konusunda çok sınırlı bilgiye sahip ya da hiç bilgisiz oldukları halde finansla ilgili kararlar alan eğitimli politikacılarla devlet memurlarıdır.
Yeni binyıla baktığımda maddi ve tıbbi yardıma gerek duyan milyonlarca insanın ne olacağını merak ediyorum. Ya ailelerinin eline bakacaklar ya da devletin... Peki ya resmi sağlık hizmetleri ve sosyal sigortanın parası bittiğinde ne olacak? Parayla ilgili konuları öğretmek çoğu yoksul ya da yoksullaşan ailelerin sorumluluğuna bırakıldığı sürece bir ulus nasıl ayakta kalabilir?