Kendinizi insanların size nasıl haksızlık ettiğini döne döne düşünüp dururken bulduğunuzda ya da gaz pedalına basan bir araba gibi başkalarına karşı suçlayıcı düşünceler üretmeye başladığınızda, işte tam da öfkenizi kaldırıp algına bakmanın zamanıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Duygusal belirsizlikler bizi çoğu zaman heyecanlandırır. Bu belirsizlikler korku, öfke ve kıskançlık gibi, psikologların uyarılma dedikleri şeyi ortaya çıkarıp çekiciliği artıran duyguları kışkırtır. Cinsel uyarılmayla aynı şey değildir bu. Daha çok, coşkulu bir duyguyu beraberinde getiren ve sinir sisteminizden akan bir enerji şoku olarak düşünün bunu. Yüksek dozda bir uyarılma çekicilik duygularımızı artırır. Endişe heyecanlandırır. Öfke baştan çıkarır. Korku iç gıcıklayıcıdır. Ne yazık ki söz konusu bedenlerimiz olduğunda, belirsizlik de diğer tüm duygular gibi çok güzel bir tutku kaynağı olur.
Sonuç olarak, kendilerini güçsüz hissettiklerinde veya yaptığınız veya söylediğiniz bir şey yüzünden incindiklerinde bunu belli etmezler. Bunun yerine öfkeyle saldırırlar.