Bir insandan bir şey hariç herşey alınabilir: insan özgürlüğünün son kalıntısı, başına gelen her türlü durumda kendi yaklaşımını seçmek, kendi yolunu seçmek. Her an bir seçimdir. Deneyimimiz ne kadar yıpratıcı ya da sıkıcı ya da mecburi ya da acılı ya da baskıcı olursa olsun, her zaman vereceğimiz tepkiyi seçebiliriz.
Kendisi üzgün olmayan hiçbir çocuk anne- babasını, öğretmenini, bizim bakışımızla söylersek “bir büyüğünü” üzmez. “Anneni üzüyorsun,” dediğimiz her durum için, çocuğun neden üzgün olduğuna bakmalı. Çocuğun hislerini hiçe saymayı o kadar kanıksamış haldeyiz ki. Çocuk da hisleriyle bağ kuramadan, gerçek hislerinin ne olduğunu bile bilemeden, onları bastırmayı ve yok saymayı öğrenerek büyüyor.