1 Okur

1 Okur
@svssnyr
Öğrenici&Öğretici
Mat Lisans&Sosyoloji Y.Lisans
2 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Henüz daha sıfırın bir yer tutucu olarak kullanılması yaklaşımı ortaya çıkmamıştır. Hint-Arap onluk sistemi ilk başta sıfır sembolüne sahip değildi belki, ama boş basamak için bir kelimeye sahipti (Hindistan'da sunya, Müslümanlarda sifr); Çin çubuklarında da durum aynıydı, boş basamak için bir kelime (kong) kullanılıyor ve yer tutucu olarak da boşluk bırakılıyordu.
Sayfa 40
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kitap yakmanın saçma bahanesi yeninin önünün açılması i in eskimiş olanın safş bırakılması olsa da, asıl neden muhtemelen (kendine guvensız tüm tiranlarda olduğu gibi) Çin Şi'nin kendi sa tanatını kendisinden öncekilerle karşılaştırma olanağını sağlayacak bütün delilleri ortadan kaldırmak istemesiydi.
Sayfa 39
Çin matematiğinin tarihi, geride bırakılan yüzyıllar içerisinde büyük oranda da despotik imparatorların emriyle yakılan kitaplar nedeniyle kaybolmuş ve gölgede kalmıştır; o kadar ki, biz Batı'dakiler matematiğin çıkışında Batı'nın başat rol oynadığı mitine inanma eğilimindeyizdir.
Sayfa 37
İlkel insanların basit ihtiyaçları vardı. Başlangıçta sayma çok küçük sayılarla sınırlıydı. Çoban, saymaya ihtiyaç duymadan sürüden bir koyunun eksildiğini bilebilirdi. Bunu bütün maymunlar da yapabilir; yani, ailenin bir üyesinin eksik olduğunu bilebilir. Bir şeyin kayıp olduğunu bilmek niceliksel değil niteliksel bir küme anlayışıdır. İlkel yaşamda gerçek anlamıyla sayılara gerek duyulmaz. Bu yüzden de kimse sayının ne olduğunu bilmeye ihtiyaç duymamıştır. Yine de, açıklanması çok güç görünen harika bir nedenle insanlar (hatta ilkel insanlar) sayıların farkına varma konusunda, kelimelerle sahip oldukları düzeyin ötesinde, esrarengiz bir beceriye sahiptiler. Bugün çocuklara sayılar nicelikle bağlantılı kelimelerle ilgili bir his edinmeleri amacıyla anaokulunda ezberletilmeye başlanır. l'den 10'a kadar olan sayıları ezberden kolayca sayabilirler. Fakat sayıların ezberden sayılması ile bu sayıların aslında ne anlama geldiklerinin anlaşılması aynı şey değildir. Üç yaşında bir çocuk "bir” "iki”, "uç”, "dört”, "beş” kelimeleri ile bir eldeki beş parmağın bire bir karşılık geldiğini anlamadan da 5'e kadar sayabilir. Çocuk ya da insan gelişiminde bu karşılık gelmenin gerçekleştiği an, beyinsel olgunluk açısından dev bir sıçrama anlamına gelir. Bu sıçrama anını fark etmeyiz. Görünen o ki, söz konusu anda "hah işte!” türünde bir deneyim yaşanmıyor. Bir elde beş parmak olması, doğal olarak ilk on sayıya bire bir karşılık bulunmasını sağlamıyor
Sayfa 11
Matematik
+ işareti Latince et(ve) kelimesindeki "t" den gelmektedir. İlk kez 1489 yılında Johannes Wıdmann'ın yazdığı Bebende und hubsche Rechenung auff ailen Kaııffinanschafft (Ticarette Hızlı ve Düzgün Hesaplama) kitabında karşımıza çıktığını görüyoruz. Hem "ve” kelimesini hem de bir matematiksel işlemi simgelemek için kullanılmış.
Sayfa 11
Matematik